31 Ocak 2010 Pazar

Venedik yolculuğu öncesi

   

    6 Şubat'ta ilk defa olarak Venedik gezisi yapma şansına sahip oluyorum. Karnaval zamanında Venedik sokaklarını arşınlıyor olacağım. Tabii gittikten, gezdikten ve Venedik havasını soluduktan sonra her şeyi ayrıntılarıyla anlatacağım. Gelin görün ki gezi heyecanı şimdiden bünyemde gezinmeye başladı. Uzunca bir müddet Venedik ile ilgili bloglar ve gezi yazıları okuduktan sonra ilk olarak gezi ile ilgili bilgilenme hareketime Nedim Gürsel'in Venedik'te geçen kitabı Resimli Dünya'yı okuyarak başladım. Kitapta Kamil Uzman adında bir sanat profesörü, ünlü Bellini ailesi ile ilgili bir kitap yazacağı için Venedik sokaklarında gezinir, Accademia'da Bellini ailesinin tablolarının arasında dolaşır durur. Bu kitap sayesinde Bellini ailesi hakkında bir dolu şey öğrenmiş bulunmaktayım ve tabii ki gittiğimde Selçuk'a hava atma planları yapmaktayım. Tabii bunu yapabilmek için karnaval sırasında bir şekilde müzeye gidebilmenin yolunu bulmalıyım :)



     Benim için tatil demek burada yaşadığımız turbo hayatın içinden üç gün çalabilmek olduğu için gezmekten asla sıkılmam. Yeni gittiğim bir şehirde sokak aralarında en iyi arkadaşımla elele gezinmekten daha keyifli ne olabilir ki? 
     Hele bir de kaybolduk mu değmeyin benim keyfime. Genellikle kaçamaklarımız sırasında şehrin haritası her zaman Selçuk'un elinde olur ve ben böylece etrafın keyfini çıkarmış olurum.
   Gezmek, hayattaki en güzel şey bence. Ara sokaklarda dolaşmak, damak tadına uygun keyif noktaları keşfetmeye çalışmak, elinde kahve fincanınla binaları, etrafı, insanları seyretmek, hayal kurmak ve kimsenin göremediği bir şeyi görmeye çalışmak...
      Bundan daha güzel ne olabilir ki?

   Fırsat yaratabilirsem eğer gitmeden önce Thomas Mann'ın Venedik'te Ölüm adlı kitabını da okumak istiyorum.

     Venedikten geldikten iki gün sonra fuar için Frankfurt'a gideceğim. Daha önce iki kez gittiğim bu şehre bu sefer Selçuk ile beraber gideceğiz. 
     Durak noktalarımızdan biri Goethe's Haus olacak. Çok az kaldı gitmemize. Yaşasın!

Merhaba...

Çok uzun zamandır kendime blog oluşturma fikri kafamdaydı. (Zaten devamlı kafamda birşeyler vardır.) Eğer bir başlangıç yapmazsam kendimi kötü hissedecektim. Resmi olarak bugün yani 1 Şubat 2010'da ''Merhaba'' diyerek start vermiş oluyorum bloguma.

Vatana, millete hayırlı olsun :)