31 Aralık 2011 Cumartesi

Mutlu yıllar!!!!

Dostluk ve sevgi dolu yeni bir yıl dileklerimle:)))

25 Aralık 2011 Pazar

2012 yılında ne yapmak istiyorum?

Böyle listeler yapmayı seviyorum ben. Daha gençken bu listeleri yapıp, sonra uygulayamadıklarım için kendimi suçlardım; ama geçen zamanın izinde artık kendimi listelerim ve yapamadıklarımla sevmeyi öğrendim:)


  • Biraz daha sakin olmayı öğrenmek, geçen sene olduğu gibi bu sene de baş misyonum olacak. Hayatın ben ne yaparsam yapayım akıp gittiğini bilip, yakalayabildiğim yerden kuyruğunu tutup, anın tadını çıkaracağım.
  • Geçen sene oğluma ayırdığım vakti doğru ayarladığımı düşünüyorum; bu sene ilgimi üstünden eksik etmesem de, ödevlerini yaparken yine yanında bulunup, o ödevlerini yaparken, ben kendi işimle meşgul olacağım. 
  • Bu sene gezi planlarım içine görmediğim yeni yerler ekleyeceğim.
  • Daha çok fotoğraf çekmeye çalışıp, bir de oturup fotoğrafları tasnif edeceğim.
  • 2011 sonlarında başladığım yazı kursundan aldığım keyfin bana verdiği mutluluğu unutmayarak, bir sonraki aşamasına da katılacağım; hatta kendimi kaydettirdim.
  • Sanırım iki senedir gitmeyi düşündüğüm ama bir türlü sabah erkenden kalkacak enerjiyi bulup, gidemediğim Defne Suman'ın Shadow Yoga dersine gideceğim. Evren bunu istiyor; bir arkadaşım kendini yazdırırken, beni de bu derse yazdırdı ve artık kaçarım yok.
  • Bu sene sona ermeden elimde okunmayı bekleyen kitaplardan bir liste oluşturacağım. Isabel Allende mutlaka bu sene tanışmayı düşündüğüm yazarlardan. Sonra Füruzan'lar okunacak. 
  • Sanatsal etkinliklere katılmaya biraz daha gayret edeceğim. 
  • Yazı yazma olayını, en azından günde yarım saatimi ayıracağım disiplinli bir çalışma şekline dönüştüreceğim.
  • Ve bir de bilgisayarımda ya da defterimde saklı gezi yazılarımı toparlayıp, birkaç dergiye yollayacağım. Artık ne çıkarsa bahtıma :) Denemeden bilemem değil mi? Buraya yazıyorum ki bana unutturmayın olur mu?

Eh şimdi her birimize ayrı ayrı mutlu, huzurlu, sağlıklı bir yeni yıl dilemenin vaktidir. Mutlu yıllar!

22 Aralık 2011 Perşembe

Siyah-Beyaz Venedik










14 Aralık 2011 Çarşamba

Geleneksel Yeni Yıl İçeceği, falan filan...

    Günlerim o kadar yoğun geçiyor ki, çok sevdiğim bloguma hiçbir yazı ekleyemedim; oysa yılın en son ayındayız. Gerçi yeni bir yıla girmek çocukluğumda olduğu gibi artık yüzümü güldürmüyor. Takvimden eksilen her yaprak, ömrümüzden de alıp götürüyor. Kuzey büyüdükçe artık yavaş yavaş yaşlandığımızı kabul etmek zorunda kalıyorum. Yok kederli ya da üzgün değilim; nasıl keyifli bir hal alıyor o büyüdükçe ilişkimiz.
      Buraya pek bir şey yazamasam da, yazılanları takip ediyorum. Beste'nin blogunda yapıp, bize de anlattığı şu portakallı yılbaşı likörünü evde biz de yaptık; yaptık diyorum çünkü oğlumla beraber çok hoş vakit geçirdik. Tabii ev hallerinden bihaber olan anne işi biraz eline yüzüne bulaştırdı ama olsun, anladım ki oğlan beni her halimle seviyor. Programcı ve listeci olan yanım Beste'nin tarifindeki her şeyi güzelce bir kağıda yazdı ve gidip marketten aldı. Hatta kahve çekirdeklerim, bizim beyden rica edildi, Kurukahveci Mehmet Efendi'den aldırıldı.





    Oğlanla güzelce oturup portakalımızı delik deşik edip, kahveleri yerleştirdik yerine. Önceden hazırlamış olduğum kavanozu elime aldığımda, portakalın kavanoza büyük geldiğini farkettik. Evde tırım tırım kavanoz arayıp, bulamayınca bu sefer gözüme kahve makinesinin üstünde duran cam demlik ilişti. Büyük bir heyecanla demliğe şekerlerimizi, portakalımızı koyduk; votkayı doldurmaya başladık. Eyvah! Votka yetmedi.
    Neyse ki dün, tekrar votka tedarik edildi, gerekli eklemeler yapıldı. Üstüne kahve çekirdeklerimizi de ekledik, demliğimizin ağzına sıkı sıkı kapattık, sardık, sarmaladık, karanlık bir köşeye bıraktık.
Bakalım nasıl olacak?
Ben de yılbaşı gecesi sizlerle beraber kadeh kaldırmak istiyorum arkadaşlar!

İşte bizim evde haller bunlar. Bu arada aslında günlerimi dolduran yegane şey bambaşka! Mim Sanat Merkezi'nde Mario Levi'nin verdiği yazı atölyesine gidiyorum. Tüm hafta boyunca ödev olarak vereceğim yazımdan başka bir şey düşünemez vaziyette dolanıp duruyorum.

Bu arada oğlan okulda Yılbaşı Resitali'nde piyano çalacak.
Mutluyuz.
Sağlıcakla kalın!