Atlas Globalden şikayetim var etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Atlas Globalden şikayetim var etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

12 Nisan 2018 Perşembe

Biz adam olmayız

Atlas Global'le ilgili son durumu bildirir, yaşamıma devam ederim arkadaşlar. Bir sonraki yazımda söz güzel şeylerden bahsedeceğim.
Karanlık bulutları dağıtmak istiyorum artık


Atlas Havayollarının bilet işi yeter miktarda canımı sıktı. Budget.air'dan bilet almakla hata yaptığımı söylemiştim. Başka yerlerde yayınladığım yazının altına yazdıkları yorumlarla bunun çokça altını çizenler oldu. 
"Sen de oradan bilet almayacaktın? Ucuz bilet için bu tip sitelerden bilet alırsan böyle olur." mealinde bir sürü laf. Enterasan olan bu eleştirileri yapanların kendi sitelerinde "Nasıl ucuz bilet bulursun konulu!" onca blog yazısının bulunması. Yazının başında da zaten onlarca kez, "Ben yaptım, siz yapmayın, buradan bilet almayın." cümlesini sıkça tekrarlamıştım. 

İkinci konu da "Atlas'ın bu biletlerin bedelini ödemek zorunda olmadığı gibi bir yaklaşımla" yaklaşan arkadaşlara verecek cevabım. TamamBen bu bileti Budget.com'dan almış olabilirim. Gel gör ki bu site buradan sattığı biletten sadece bir komisyon aldı. Benim benim uçmadığım ama ödediğim biletimin parası (Şaka değil 5500.00 TL den bahsediyorum) nerede
Ben size cevap vereyim: Elbette Atlas Global'in cebinde. O yüzden Atlas global benim biletimden de paramdan da uçuşumdan da sorumlu. 

Olayları kısaca toparlamam gerekirse. 
🔴 İnsanların kendi başlarına bir şey gelirse konu çok önemli. Yok, başkalarının başına gelmişse hemen konuyu başka yöne çekiyor. Şöyle diyor: Ama sen de oradan bilet almasaydın! Bu cümlenin  farklı bir versiyonu, otobüste şort giydi diye hiç tanımadığı biri tarafından yumruklanan kıza söyleniyor. Ama o da öyle tahrik edici şekilde giyinmeseydi. Ya da kocasından dayak yiyen kadına, "Ama o da çok cevap veriyor kocasına!" Dayak atanın, adam dolandıranın hiç suçu yok yani.
Ben bu örnekleri sabahlara kadar çoğaltarak anlatabilirim.
🔴 Atlas Havayolları o biletleri vermek zorunda olmasaydı bana vermezdi. Kesin olarak söylüyorum. Biletleri alana kadar canım çıktı. İşimi, gücümü bırakıp hakkım olan biletlerin peşine düştüm. 
🔴 Bir de "Ben bugüne kadar tüm dünyayı gezdim. Her şeyden memnunumcular var." Buradaki yorumun sebebi bizim kendisine, "Ay, sen ne süper kadınsın! Demek bütün dünyayı gezdin. Keşke biz de gezebilseydik." yorumunu yapmamız. İyi de bana ne senin bütün dünyayı gezmenden? 
🔴 "Körler, sağırlar birbirini ağırlar gezi blogları" şeklinde bir grup oluşmuş. Herkesi katmıyorum bu grubun içine ama büyük grup bunun içinde. Dönüp dolaşıp aynı gruplar birbirlerini en iyi blog, en iyi gezi blogu, en iyi bilmem ne seçiyor. Jüri aynı kişilerden oluşuyor, yarışmacılar da keza öyle. Bir sürü hayayolu şirketinden de, özellikle böyle niteliksiz olanlardan, bedava bilet aldıkları için sağıra yatıp, "Aaa, sahiden mi? Hiç duymadım dediğiniz gibi bir şey!" şeklinde yaşayıp gidiyorlar. 
🔴 Son durumum: Bu tipler hiç de umurumda değil. Bloguma reklam almıyorum. Kimseden menfaat peşinde değilim. Çalışıp geziyorum. Yarışmacı arkadaşlara da kendi aralarında yapacakları bir sonraki güzellik yarışmaları için başarılar dilerim.


4 Nisan 2018 Çarşamba

Hadi size biraz içimi dökeyim.

Sesim çıkmıyorsa hiçbir şey yapmıyor değilim elbet. Öncelikle bedenimi ve ruhumu bahara hazırlıyorum. Yok, spor falan yapmıyorum. Her yerim ağrıyor, yorgunum. Vitamin alacağım. Dün eve gelip yine yorgun ve biraz da stresli hissedince bir kadeh şarap koydum kendime. Sonra telefonum çaldı. Baktım Atlas Global. Atlas Hava yollarından bahsediyorum. Son on gün içinde sık sık kendileriyle görüştüğüm için hemen tanıdım tabii telefonu. Hatta dün akşam, -elbette kadehin yarısını içmiştim-, telefondaki kıza (Seda oluyor kendisi) "Sizinle şu biletleme işini hallettikten sonra dışarıda da görüşelim, eksikliğinizi çok hissedeceğim." dedim. Vallahi dedim.



Bakın, ben size Atlas Global'in bana yaptıklarını anlatıyorum. Ben yaptım, siz yapmayın diye! Sonra, "Gider bir bilet alırsınız, başınıza aynı şeyler gelir, anlatmadın demeyin!"

Neyse hazırsanız başlıyorum. Durumu ve geçen haftamı anlatıyorum. 

Bildiğiniz üzere geçen temmuz ayı için planladığımız ve gidemediğimiz bir İngiltere seyahatimiz vardı. Bayram öncesi ani bir kararla, bir yemek masasında otururken, "Battı balık yan giderin yanı sıra, nasıl yani biz şimdi bayramı evde mi geçireceğiz telaşıyla" Londra'ya alabileceğimiz en ucuz biletleri aldık. En ucuz derken neredeyse tüm biletler tükenmişti ve kalanlar da bu aldıklarımızdan daha da pahalıydı. Yanılmıyorsam üç bilete, hem de "Atlas Global'in uçak biletlerine"😨, üç kişi 5500,00 TL civarı bir şey verdik. Açıkçası Londra için çok pahalı bir fiyat bu yukarıda yazdığım. Sebepler ve arkadaşlarımızla hep birlikte olma duygusu ağır gelince, aldık işte biletleri. (Bazen şartları zorlamamak, kadere razı gelmek gerekiyor sanırım.)

Sonra malum vizeler gecikti. Ben biletleri erteletmek zorunda kaldım. Ve sinir krizi geçirdim. Budget. air'dan aldığımız Atlas Global biletlerini iptal ettirmem için Atlas Havayolları, "budget.air'ı aramanız gerek!" dedi. Pek tabii uğraştım ama karşıma çıkan telefon Kanada numarasıydı ve karşıma çıkan bir bant kaydı yurt dışından arayanlar için Kanada'daki hattın bizimle ilgilenmediğini, bunun için Turcs and Caicos Adaları'nı aramam gerektiğini söylüyordu. 😀

Atlas Global'i aradım tabii. "Siz kafayı  mı yediniz? Türk ve Kaikos Adaları neresi? Madem ilgilenmeyeceksiniz, ne satıyorsunuz kardeşim bileti!" bağlamında süre gelen bir dizi telefon görüşmesinden sonra, bağır çağır bileti açığa aldılar. (Bu dediklerim kolay oldu zannetmeyin. Bayağı bir beyin hücresi öldürdüm.) Neyse, telefondaki arkadaş, "Bir sene içinde biletinizi tekrar tarihlendirebilirsiniz." dedi; elbette ceza ödeyerek. 
"Tamam" dedim derin bir nefes alarak.

Açıkçası hedefimiz bu kadar pahalıya aldığımız biletleri bayram döneminde kullanmaktı. Normal zamanda bizim aldığımız fiyata Londra bileti alanı döverler vallahi. Aradım Atlas Global'i. 1Ağustos'taki bayram tatili için Londra bileti alacağım," dedim. 
Telefonun diğer ucundaki çalışan, "Ama ben sizin bilet numaranıza ve PNR'nize ulaşamıyorum." dedi. Neyse, ilk aldığımız yerden (maili saklamayı akıl etmişim iyi ki) PNR'yi buldum. Kendilerine söyledim. "Haai tamam şimdi ulaştım biletlerinize ama yeni PNR'nizi size söyleyemem." dedi.
"Eee, söyleyemezseniz ben nasıl bilet alacağım?" şeklinde bir soru yönelttim ben de kendisine.
Kızın ne dediğini anlamadım ama düşününce ve yorumlamaya çalışınca şöyle bir anlam çıkardım dediklerinden: Biletleri alacaksınız da nolcak? Biz size o biletleri vermeyiz. Bok mu var o biletlerin peşine düştünüz? 
"Yahu güzel kardeşim benim PNR'mi neden bana söylemiyorsun? dedim. "Güvenlik sebebiyle," dedi. Ben sizin Özlem, Selçuk ve Kuzey olduğunuzu nereden bileyim? 
"Eee, bilemezseniz bir yer adresi verirsiniz. Bir satış ofisi falan. Nüfus cüzdanlarımızı götürürüm." dedim. "Hem bu biletleri daha önceki telefon görüşmemizde açığa alan sizin firmanız değil miydi? Şimdi neden işlemimi yapmıyorsunuz?" (Adamlar bileti satmak istemiyor işte. Bir kere keklemişler, paranı almışlar. Bileti kullandırmak istemiyor çünkü ne yazık ki ülkede bu yaptıklarının hesabını verecekleri bu kurum işlemiyor. Onlar da bunu gayet iyi biliyorlar.)

"Hık mık," dedi. "Ben sizi arayayım, biraz bekleyin" falan dedikten sonra tamam dedi. PNR'lerinizi vereceğim. Oh dedim çok şükür. Biraz ilerleme kaydettik. 

Sonra Londra tarihini söyledim. 
"Aaa!" dedi. "Siz bu biletleri alamazsınız? İlk biletleme yaptığınız tarihten ileri bir zamanda yolculuk yapamazsınız." Biraz daha aramasaymışım bizim biletler gidiyormuş. "Ama daha önce biletlerimizi açığa alan arkadaşınız böyle bir şey söylemedi." dedim. Yapacak bir şey olmadığı konusunda uzlaştık.😀 (Bu kısımda hafta sonu Selçuk'la azıcık düşündük ve Londra biletlerini bayram için THY'den aldık. Canını sevdiğimin THY'si.)

Tabii hâlâ kullanma şansı edinemediğimiz ve içimize dert olmuş kazık rakamdan üç biletimiz vardı elimizde ve bu biletleri Atlas Global firmasına yedirmemeye kararlıydık. 
Selçuk, "Özlem!" dedi. "Beyninin yarı hücresini de tüketsen, ömrünü birkaç yıl kısaltsan da al şu biletleri."😀
Ben aradım yine Atlas Global'i. Yani Seda Hanım'ı. "Bakın Seda Hanım!" dedim. "O zaman ben başka yere gideyim. Başka bir parkura bilet alacağım."
"Gidemezsiniz." dedi. "İlla ki Londra'ya gideceksiniz."
İşte burada kendini kaybettim. "Size ne be?" dedim. "Para benim değil mi? Ben size ödemiş miyim biletin parasını? Ceza ödemeyi de kabul etmiş miyim? Canım nereye isterse oraya giderim. Hem bakın bant kayıtlarınıza daha önceki arkadaşınız bana öyle dedi." (Hizmet kalitesi için kayda aldıkları konuşmalar var ya, blog yazarı burada ondan bahsediyor) 

Seda Hanımcım, "Ben size tekrar döneyim" dedi. Kapattı telefonu. 

Tekrar aradığında üstleriyle konuştuğunu, aslında Atlas Global Şirketi olarak parkur değişikliği yapmadıklarını ama bizim için yapacaklarını söylediler. Tabii, bilet sınıfından dolayı ek bir ücret çıkarsa onu da ödemek şartıyla. 
"Siz kafayı mı yediniz?" dedi. Kızcağız soruma cevap vermedi tabii ki.
Atlas'ın sitesinde bizim aldığımız biletten daha pahalı bilet yok arkadaşlar! Ne farkı onu çözemedim. 
Neyse, gel zaman git zaman biz konuşa konuşa Seda Hanım'la dostluğumuzu ilerlettik. Ben artık Atlas Global'i arayınca direk onu istiyorum. Mümkünü yok başkasıyla konuşmam. 

Kendisine bir tarih verdim. Amsterdam dedim. O da bana biletlerin tarihlendirmesini yapabilmek için genel merkezden onay alması gerektiğini söyledi. Vallahi ben böyle bir şeyi ilk defa duyuyorum. Tabii lanet olsun modunda olduğumdan tamam dedim. Sanki demesem ne olacak, değil mi?
Sonunda Seda Hanım tekrar döndüğünde, "Kişi başı 130 Dolar ceza ödeyerek biletlendirme yapabiliyorum." dedi. Tamam dedim. Lanet olsun yap!

Sizi arayacağım cümlesi ve iyi dileklerle tekrar kapattık telefonlarımızı.

En son aradığında biletlendirmeyi yaptığını, cezayı havaalanından uçacağımız gün ödememiz gerektiğini söyledi. Vallahi içime bir kurt düştü. Daha önce de THY'dan bu tarz işlemler yaptım. Telefonda halledilir bu işler. Cezayı hemen alırlar. 
"Yahu, emin misiniz?" dedim. "Nereden ödeyeceğim ben bu parayı?" diye ısrarla sordum. "Kontuardan!" dedi. 
"Peki o zaman biletlerin mailini atın da bitsin artık bu iş!" dedim. 
"Tamam." dedi. Birbirimize uzun, mutlu bir hayat diledik ve ayrıldık. 
Akşam bir baktım, mail falan gelmemiş.
Aradım pek tabii. 
"Seda Hanım mail gelmemiş." 😔
"Ben bir üstlerimle görüşeceğim, sizi arayayım." dedi. 
Pek tabii aradığında kendilerinin biletledikleri biletin mailini atamayacaklarını, bu maili istiyorsam Budget.com'u aramam gerektiğini söyledi. Sanırım beyin hücrelerimin ciddi anlamda eksildiği yer burasıydı.
"Allah belanızı versin sizin. Ne biçim bir firmasınız siz ya?" dedim. "Türk ve Kaikos Adalarını mı arayacağım ben sizden aldığım bilet için?" (Firma gerçekten global. Buradan aldığınız bilet için dünyanın öbür ucunu aramanız gerekiyor. İngilizce bilmeniz de gerekmiyor üstelik; zira Türkçe konuştuğunuz halde buradaki Atlas Global firmasıyla da anlaşamıyorsunuz.)
"Ben sizi arayayım" dedi. 

Bekliyorum. Vallahi ben bunlara güvenip, olmayan uçak biletimle nasıl otel alayım, nasıl bavul hazırlayıp havaalanına gideyim bilemiyorum.

Yazımı bitirmeden önce sizi Atlas Global'ın muhteşem jingle'ının sözleriyle baş başa bırakayım. Sahiden çok güzel. 😀
"Atlas Global var ya, hayallerin üstünde bir rüya,
Yolculuk değil, sanki bir rüya,
Hayallerin üstünde bir dünya!"
Tabii gidebilene 😀

Ben anlattım. Atlas Global'den ben bilet aldım; siz almayın. Hayatınızı karartmayın. Yürüyerek gidin gideceğiniz yere daha iyi. Samimiyim.

EDİT 1: İki gün sonra bilet maili geldi diye Atlas Havayollarını aradığımda (Bu sefer Seda Hanım'ı değil de başkasını aradım belki başka bir şey söyler diye) bilin bakalım ne oldu? Seda Hanım'ın dediği gibi biletlemenin yapılmadığını, sadece ön rezervasyon olduğunu öğrendim. Yani Seda Hanım'ın dediği gibi uçacağımızı düşündüğümüz gün Kuzey, Selçuk ve ben bavullarımızla havaalanında olsaydık, biletimizin olmadığını öğrenecektik. Kısa süreli bir sinir krizi geçirdim. Rezervasyonumuzun 23 Nisan'a kadar olduğunu öğrendim. Atataürk Havalimanına gidip oradan biletleme yapabilceğimiz cevabını aldım. (Bu sefer konuştuğum Gül hanım isminde başka bir çalışandı.)

EDİT 2: Birkaç gün sonra, 10 Nisan'da Selçuk işi, gücü bırakıp Atarürk Havalimanı'na gitti çünkü bizim bu biletlerin peşinde koşmaktan başka işimiz yok.! Beni aradı ve iç hatlar Atlas Global görevlisi Dilan Hanım'ın rezervasyonlarımızı gördüğünü ama oraya iletilmiş bir fiyatlama bilgisi olmadığı için bileti kesemeyeceğini söyledi. Bu sefer ben tekrar Atlas Global'i aradım. Karşıma Dilara Hanım çıktı. Durumu anlatıp biletlemeyi yapacaklarsa yapmalarını, yapmayacaklarda mahkemeye gideceğimi bağırarak anlattım. Yarım saat beni beklettikten ve dediğine göre konuyla şahsen ilgilendiğini söyledikten sonra Dilan Hanım'ın işten çıktığını ama Enes Beyin biletimizi keseceğini söyledi.

EDİT 3: Merak edenler için (biliyorum herkes ediyor) biletlerimizi aldık. Ama bu kadar pislik bir firmaya güvenmiyorum ben. Umarım havaalanına gidince bir terslikle karşılaşmaz ve otel paramızı falan yakmayız.