Duygu Asena etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Duygu Asena etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

17 Temmuz 2017 Pazartesi

Liste 28- 29: Denemek istediğim çılgınlıklar ve çocukluk mesleklerim

52 Liste Projesi

Liste 28- Denemek istediğiniz en çılgın şeylerin listesini yapın.

Koca bir kış mevsimi ile ilkbaharı devirdiğim liste işinde 28. haftada denemek istediğim en çılgın şeylerin listesini yapmam istemiş. Baştan hayatımda çılgınlıkların olmadığını söyleyeyim o zaman. Herkesin gözlerini kocaman kocaman açarak, hayretle baktığı o çılgın insan ben değilim, hiçbir zaman olmadım ve muhtemelen hiçbir zaman da olamayacağım. Güney Afrika'da kafesli köpekbalığı dalışı ya da dünyanın en yüksek yerinden Bungee Jumping atlayışı benim işim değil. Bir fotoğraf çektireceğim diye yılana falan da sarılamam😀  Tayland'da denize girip kıyıya paralel yüzmüş insanım ben. O yüzden yapmak istediğim çılgınca şeyler kimsenin ağzını açıkta bırakacak ya da yazdıktan sonra beni korkutacak cinsten şeyler değil. 
Havaalanı tuvaletinde sigara içeceğim diyen arkadaşlarım bile korkudan terlememe sebep olur benim. Durumu çok net bir çerçeve içinde özetlediğimi, şu liste işine bulaşarak da içimi dışımı sizlere açtığımı fark ediyorsunuz değil mi? Her ne kadar her hafta bu yazıları yazmak azıcık beni zorlasa da nihayetinde bu iş sayesinde biraz ferahladığımı hissediyorum. Kendimi daha iyi tanıyor, unuttuğum yerlerimi kendime hatırlatıyor, üstüme yakışmayan hallerimi keşfediyorum. Bir de yazı yazmaktan çok keyif alıyorum. Bu listeler bana içimden geçen şeyleri yazmak konusunda bir kapı açtı. 

Yürümek istediğim üç parkur var.

Başkalarına çılgın gelmese de bana çılgınca gelen üç yürüyüş parkuru var hayalimde. Bu parkurlar hakkında yazılmış tüm kitapları okuyor, sanki ben de yoldaymışım gibi yorulduğum yerlerde ara ara soluklanıyor ve bu yolları geçtikten sonra bir kitap yazdığımı hayal ediyorum. 

Foto: Buradan
Bunlardan biri Likya Yolu, diğeri Camino Yolu ve en nihayetinde hayal ettiğim yolsa İnka Yolu. En çılgın hayallerimi bu üç yol süslüyor. 

Bir gün çok param olursa lüks tren yolculuğuna çıkabilirim. 


Devamlı süsleyip püsleyip canlı tuttuğum, sık sık Selçuk'a hatırlattığım hayallerimden biri bu. Kendimizi lüks bir trenin suit odasında hayal ediyorum. Bavulumuzla gelip odaya yerleşiyoruz ve sonrasında bir daha bavul derdimiz olmuyor. Camın önüne yerleştirilmiş masada okuduğumuz kitaplar, ikimize ait birer defter, yakın gözlüklerimiz ve biz. Kah her türlü konforun olduğu kompartımanımızda kah trenin yemek salonundayız. Üzerimizde şık kıyafetlerimiz varken karşılıklı oturup birer çay içiyoruz. Çayın yanında minik ve çok lezzetli kurabiyeler.  "İyi ki seni dinlemişim de bu seyahate çıkmışız." diyor Selçuk. "İyi ki!" diyorum ben de. Biz böyle konuşurken hızla geçtiğimiz yollar camın öte yanından akıp gidiyor.


Benimle aynı hayallere dalmak için Belmond'un sitesini bir ziyaret edin lütfen. Neden bahsettiğimi daha iyi anlayacaksınız. Fotoğrafların hepsi Belmod'un sitesinden.


52 Liste Projesi

Liste 29- Çocukluğunuzda ve şu anda hayalinizdeki mesleklerin listesini yapın.

Listenin sorusunun ikinci kısmının iş hayatına yeni atılan insanları hedef aldığını düşünüyorum çünkü artık hayallerimde çalışmayan günler sık sık yer almaya başladı. İstediğim şeylere çalışmadan kavuşabileceğim bir durum mümkün olsaydı bugün kendimi emekliye ayırırdım zaten. Yapmak istediğim, gönülden dilediğim, aylaklığın keyfini çıkarmak için özlemle beklediğim öyle çok gün var ki... Sizin de var biliyorum. Çalışmak insana istediği hayalleri kurmak için de fırsat veriyor bu arada. Bunu da belirtmeden geçmek istemem. Türkiye'de çalışmak demek özgür olmak demek, söz hakkının olması demek, istediğin şeyleri kimseye sormadan alabilmek demek, daha ferah nefesler alabilmek demek😀  (Son cümlem subliminal falan değil direk mesaj kaygısı ile yazılmıştır. Bir yerlere not ediniz.)

Şimdi bu çocukluk denen şey aslında çok önemli bir şey. Kuzey'in "Anne ben hâlâ ne olacağımı bilmiyorum." demesinden büyük keyif alıyorum. "Zamanı gelince bilirsin." diyerek gözlerim açık izliyorum onu. Çoğu erkek çocuk gibi futbolcu olma hayalini kurduğu zamanlar geride kaldı. Şimdilerde daha basit ama büyüdüğünün belirtisi olan istekleriyle karşımda. Beğenilmek istiyor, dinlenmek istiyor, sözünün geçmesini istiyor, popüler olmak istiyor. Bunların hiçbirinin meslek seçimi olmadığını biliyorum ama durumu bana çocukluk hallerimi anımsatıyor. Öyle normal geliyor ki bu halleri. Doktor, mühendis, avukat ya da adı her ne olacaksa olmadan önce bunları istemesi daha önemliymiş, daha insaniymiş gibi.

Bana gelecek olursak bir ara doktor olmak istemiştim. Kay O'Brien diye bir diziden öyle çok etkilenmiştim ki onun gibi beyaz bir önlük giymek ve hastane koridorlarında gezinmek en büyük hayalimdi. Hâlâ hastanelerde geçen diziler çok hoşuma gider. Bakınız: Grey's Anatomy.
Bu diziyle ilgili bir fotoğraf koyayım dedim, internette şöyle bir aratınca taş devrine gitmişim gibi hissettim. Doktorculuk hayalimin peşinden biraz daha büyüdüm. Tam da bu sırada Duygu Asena girdi hayatıma. Ne meslek yaptığım önemli değildi. Tam anlamıyla Duygu Asena olmak istiyordum. Onun kadar cesur, onun kadar akıllı, onun kadar korkusuz. Gerçek bir kadındı. Keşke tüm Türkiye Duygu Asena olsaydı. Ufkumu genişletirken aynı zamanda babamla aramı da açıyordu ama olsun. Tüm hayatım boyunca en sevdiğim kadınların başını çekti Duygu Asena. O dönem gazeteci olmak aklımın köşesinden geçmişti sanırım. Sonra bir dönem çevirmen olmak istedim. Gel zaman git zaman hayallerim gerçek hayatla karıştı.

Şimdilerde sorsalar ne olmak istersin diye kitapların dünyasında yaşayacağım bir şey olmak isterim diye cevap veririm. Bir kitabı çevirebilir, editörlük yapabilir ya da sırtı çantasıyla kendini yollara vurmuş bir seyyah olabilirim. 😀

Ailenizin blogger'ından iki listelik hayal dinlediniz.
Hayalleriniz yaşamınızdan eksik olmasın efenim.💝