Elif Batuman son kitabı etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Elif Batuman son kitabı etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

9 Mart 2018 Cuma

"Neyse halim çıksın falim!" kıvamında bir hafta

Dün uykuyla uyanıklık arasındaki incecik çizgide aklıma bir cümle gelmişti ve o cümlenin ucundan yakalarsam yazının peşinden başka başka dünyalara girebilirmişim gibi hissetmiştim. "Yarın!" dedim kendi kendime, "Yarın yazmalıyım bunu." Sonra uykumun arasında sır oldu o cümle. Sabah uyanınca kıymetli bir şeyi kaybetmişim gibi üzüldüm. Peşinden bir bardak çayla, bir dilim ekmek yedim. Cuma sabahlarının cumartesinin bir gece ötede olduğunu haber veren güzel bir yanı var. Biliyorsunuz. Her çalışan, her öğrenci sever cuma günlerini. Ben de onlardan biriyim. Bir de cuma şükürcüleri var. Hâlâ okumayanlarınız varsa lütfen Çilek Suyu'nu ve Pelin Pembesi'ni okuyun. Hafta sonuna girmeden insanın moralini düzeltiyor ikisi de. Umudun hep hayatımızın bir köşesinde bizi beklediğini tekrar tekrar hatırlatıyorlar bize. 




Benim haftama gelince. İnişli, çıkışlı, çalışmalı, koşturmalı bir haftaydı. Hayat da böyle bir şey zaten. Hem dümdüz uzanmıyor insanın önünde. Kafayı çok takarsan da daha da karmaşık bir hal alıyor. Çarşamba öğleden sonra blogdan tanıştığım çok güzel bir kadınla buluştum mesela. Başımın üstündeki kara bulutları biraz ötelememe yardım etti bu tanışma, sohbetimiz. Çok yakın arkadaşmışız, sanki yıllardır tanışıyormuşuz gibi bir histi. Saatler aktı. Sonra hayat bir yerden başını uzattı ve evlerimize dağıldık. Çok güzeldi. Ben de bu hafta Işın'la tanıştığıma müteşekkirim mesela.❤️

Haftanın kitabı ve haftanın dizisi


Başka ne yapıyorsun diye soracak olanlar varsa hayatla birlikte sadece aktığımı söyleyebilirim. Paul Auster'ı okumaya devam ediyorum. Akşamları eve gittikten sonra fırsatım olursa ya çayımın yanında eşlik ediyor kendisi bana, ya da yatmadan hemen önce yatakta. Onun dışında Kuzey'le La Casa de Papel'i izlemeye başladık. Ona kalsa hepsini bir günde izleyip bitireceğiz ama yapılması gereken ödevler, okunması gereken kitaplar, edilmesi gereken sohbetler, yazılması gereken mini öyküler var. Hepsi de ayrı keyif. Geçen gün fark ettim ki nerdeyse iki aydır bahçeye adımımı bile atmamışım. Oysa ki soğuk da olsa engel olmamalıydı bana toprağın üstünde gezinmek. Bu süreçte hep içerden izledim bahçeyi. Yağmura pencerenin sıcak tarafından bakmak, elime çayımı alıp anın keyfini sürmek kışın en güzel yanı bence. İlkbaharın kapıda olması da ayrı bir sevinç öte yandan. Ilık mevsimlerin insanıyım ben. O yüzden etrafın yeşilleneceği, çiçeklerin tomurcuklanacağı zamanı iple çekiyorum. Hem de hiçbir yaz tatili planı yapmamama rağmen. (Yazar burada kendini belli eder.)

Elif Batuman'ın The Idiot kitabını, Yapı Kredi Yayınları Türkçe'ye çevirecekmiş. Bu iyi haber. Ne zaman çevrilir bilmiyorum. Öte yandan Paul Auster'ın tuğla kitabını okuma gayretimden ve başarımdan sonra bir çılgınlık daha yapmaya karar verdim. Anna Karenina ile tanışacağım. Bakalım sevecek miyiz birbirimizi? Sakinken daha cesur oluyorum. Kendimi sınırlandırmayınca da daha özgür. Böyle böyle 2018'in sonunda on tane kalın kitap okumuş olurum. 😀

Hafta sonunu biliyorsunuz zaten. Geçen haftanın planı yapılmış ve dilekler evrene savrulmuştu. Her şey umduğumuz gibi giderse yarın kızlar ve sevdikleri şeyler günü. Cumartesi gününü kendime tatilin de tatili ilan ettiğimi evdekilere beyan ettim. Gerisini onlar düşünsünler, değil mi? 
Buraya da durum raporumu koyduğuma göre herkese iyi bir hafta sonu dileyip işe geri dönebilirim.

17 Aralık 2017 Pazar

Liste 49- En sevdiğiniz kitapların listesini yapın.

52 Liste Projesi

Liste 49- En sevdiğiniz kitapların listesini yapın.


Elif Batuman-The Idiot

Elif Batuman-The Idiot

Çok zor bir soruya geldik yahu! Bu sene çok severek okuduğum kitaplar oldu. Onları anımsamam çok da kolay olmayacak. Yine de şöyle bir düşündüğümde ilk aklıma gelen kitapları yazacağım. Senenin ilk aylarıydı sanırım. İG'de gezinirken Strand Bookstore'un Amerika'da yaşayan yazar Elif Batuman'ın yeni çıkan kitabını imzalayacağını öğrendim. Elbette aklımdan hemen New York'a gidip imza gününe katılmak gelmedi. O kadar da hayalci değilim ama çok isterdim. Amazon'a girip hiç vakit kaybetmeden kitabın siparişini verdim. Bu başarılı Türk kadınını çok ama çok seviyorum. (Sevdiğim kadınlar yazı dizisinde bir gün de Elif Batuman'ı yazmalıyım bence.) Kitap elime ulaşana kadar çatladım desem yeridir. Kargo paketini açıp da kitabı elime alınca okuduğum diğer kitabı bir kenara bırakıp Elif Batuman'ın dünyasına gömüldüm. Benim için gerçekten mutlu olduğum bir zaman dilimiydi bu aralık. Elif Batuman'ın blogun bu sayfasını okumasını kalben çok isterdim. Sırf yazdıklarıyla nasıl mutlu olduğumu öğrensin ve kitabı nasıl dört gözle beklediğimi bilsin diye. Keşke kitap hemen Türkçe'ye de çevrilse de herkes okusa. Öyle işte! 2017 yılının benim için en güzel sürprizi, en güzel kitabı Elif Batuman'ın The Idiot isimli kitabıydı.


İflah Olmaz Optimistler Kulubü- Jean-Michel Guenassia

İflah Olmaz Optimistler Kulubü

Bazı kitaplarla ilk karşılaşmanızda şöyle hissedersiniz: Bu kitabı okumalıyım çünkü benim için yazılmış. İflah Olmaz Optimistler Kulübü kitabı benim için böyle bir kitap. Kapağındaki fotoğrafa bayıldım. Bir Fransız kafesinde oturan bir çift 70'li yılların kıyafetleri içinde öpüşüyordu. Fotoğraf ilk bakışta bana Paris kafelerini, bohem bir hayatı, şehirde uzun soluklu yürüyüşleri ve taa içimde hissettiğim ama bilmediğim bir hikâyeyi vaad ediyordu. Kitapçıda dayanamayıp kitabın ilk sayfasından başladım okumaya. Allahım! İsim vermeden ünlü bir yazarın cenazesi anlatılıyordu ve ben sokakları dolduran kalabalığın kimi uğurladığını anlamıştım. Her satırını severek okuduğum, damağımda silinmeyecek izler bırakan bir kitap oldu Michel'in hikâyesi. Kesinlikle tavsiye edeceğim bir kitap bu kitap. Eğer yukarıda bahsettiğim başlıklar ilginizi çekiyorsa en yakın kitapçıdan kitabın siparişini derhal vermenizi tavsiye ederim.

Nurşen Güllüoğlu (Leylak Dalı)- Mutfağın Hatıra Defteri

Mutfağın Hatıra Defteri-Leylak Dalı

Canım Nurşen Abla'nın kitabı benim için senenin en güzel sürprizlerinden ve en güzel olaylarından biriydi. Yıllardır blogdan yazılarını takip ediyor, İstanbul'a uğradığı her seferinde beraberce en azından bir çay içiyor, olmadık ve birbirimizi en özlediğimiz zamanlarda da telefonla uzun uzun sohbet ediyorduk. Blog yazılarıma her zaman destek veren can insanlardan biri Nurşen Abla. Kitabının çıkacağını duyunca çok sevindim. Yıllardır beklediğim ama Nurşen Abla'nın her seferinde ertelediği bir şeydi bu kitap işi. Oysa bana göre kitabı olmasını en çok hâk eden insanlardan biriydi. Nihayetinde kitap çıktığında elime ulaşması on beş gün aldı. Anılarla bezeli, birbirinden güzel mutfak hikâyeleri vardı kitabın sayfaları arasında. Okurken sıklıkla yeme isteği uyandırsa da şükür ki kilo almadan bitirdim kitabı. 2017 senesinin Nurşen Abla'nın kitabını getirdi bize. Bakalım yeni yılda başka bir sürprizi olacak mı?

Gece Mavisi Elbise- Karen Foxlee

Gece Mavisi Elbise-Karen Foxlee

On8 Yayınları'nın kitaplarını çok severek okuduğumu söylemem şart. Özellikle de yabancı yazarların kitaplarını. Yayınevinin ilk okuduğum serisi "Mavi Kirazlar" adında dört kitaplık bir seriydi. Vurulmuştum. Sonrasında hep göz hizamda tuttum yayınevinin kitaplarını. Patricia Duncker'ın Faucault'yu Sayıklamak kitabı okuduğum yılın en beğendiğim kitabı oldu. Etrafımdaki herkese zorla okuttum. Bu sene de bir sürü kitap okudum On8'den. Gece Mavisi Elbise, çok ama çok beğendiğim bir kitap oldu. Kurgusunu, anlatımın içindeki naif düşünceleri (kahramanın nefret ettiği kelimeleri bir deftere yazması), adım adım ilerleyen polisiye incelikleri anımsayınca sizlerin de bu kitaba bir şans vermesini rica edeceğim.

Bu arada okumaya devam ettiğim, bu sene içinde de dönüp dönüp bakacağımı bildiğim birkaç kitap var. Biraz okuyup biraz yazıyor, çokça hayallere dalıyorum da ondan.
O kitaplar nedir derseniz?

📌  Never Any End to Paris- Enrique Vila-Matas
📌  Paris without End-The True Story of Hemingway's First Wife- Gioia Diliberto