James Joyce ve Dublinliler etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
James Joyce ve Dublinliler etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

6 Mart 2016 Pazar

Şubat okumaları

Bakın haftanın başı sonuna yaklaştı bile. Farkında değildiniz değil mi?

Dün felaket bir yağmur vardı İstanbul'da, bir gün önce de nefis bir gün. Mart ayına hiç güvenmediğimden olsa gerek, dünkü yağmur içimdekileri dökmem için vesile oldu. Mart'tı işte. Bildiğimiz Mart. Sağı soluna uymayan, hatır gönül dinlemeyen, olmadık zamanlarda olmadık işler yapan...
Mart ayını sevmemin tek sebebi ardından nisanın gelmesi. 

Gelelim şubat ayı kitap okumalarıma. Bu güdük ay benim için çok verimsiz geçti.

Bir havaalanında mahsur kalan on üç kişinin her birinin birer hikâye anlattığı Tokyo Uçuşu İptal okuduğum kitaplardan biri oldu. öykülerin her biri ''Binbir Gece Masalları'' tadındaydı. Normalin dışına çıkan ve akışı bozan bir yanları vardı. Bu farklı parçayı, düzenin dışına çıkan öyküleri sevdiğimi söylemem gerek. Ara ara, ''Hay Allah! Bu fikir de yazarın aklına nerden gelmiş?'' diye düşünmedim değil. Yine de çok iyi bir öykü okuyucusu değilim. Romanın içindeki uzun süreci sevdiğimden olsa gerek, bu kısa ve keskin anlatım tarzı beni çok çekmiyor. Öykü okumayı öğrenmem gerekiyor.


Diğer bir kitap, Can Yayınları'ndan çıkan Virginia Woolf ile Vita Sackville-West'in fırtınalı ilişkisinin anlatıldığı Virginia ile Vita idi. Herkesin en azından adını duyduğunu düşündüğüm Virginia Woolf'un kitabı Orlando'nun yazım sürecini ve kitabın esin kaynağı Vita'yı anlatan bir kitaptı okuduğum. Kitaptan ziyade Vita'nın ayrı bir post konusu olabileceğini düşünüyorum. Virginia'ya bu kadar acı çektiren ve sadece onunla değil etrafındaki birçok kadınla da adı bir dolu aşk karışan bu asilzade kadın sahiden ilginç. Zamanın koşullarını da düşünürsek insanın yaşananlara inanası gelmiyor ve sanki anlatılanların hepsinin absürd olduğunu düşünüyor.


Bu iki kitabın dışında bir de uzun zamandır okunmayı bekleyen bir kitabım vardı. Nick Hornby ve ''How to be Good''  Sonunda Nick Hornby ile tanışmış bulundum ama kitabın kahramanının iyilik hareketi bana biraz fazla geldi ve yer yer adamı dövmek istedim. İyiliğe karşı bir yanım var belki de!
Bu kitaptan sonra Barış Bıçakçı'nın Seyrek Yağmur isimli son çıkan kitabını okudum. İncecik bir kitaptı ama nefisti. Damağımda çok leziz bir tat bıraktı. Rıfat'ı, o şişman gövdesiyle çok sevdim.



Mart ayında ne yaparım, ne okurum bilmiyorum. 

Aklımda James Joyce'un Dublinliler'i ve Elizabeth Gilbert'ın yaratıcılıkla ilgili çıkan son kitabı Büyük Sihir var. Bu arada Lale Abla ile birlikte gideceğimiz kitap kulübü için Isabel Allende'nin Kaderin Kızı kitabını okumalıyım. Daha siparişini bile vermedim. Bir an önce bu işi de halletmeliyim. Mart ayında daha iyi bir performans göstermek istiyorum. Gel gör ki bu ay bizim evde sınav haftası. Bu Kuzey'le birlikte zaman harcamam anlamına geliyor. Artık eskisi kadar birlikte ders çalışmasak da yanında oturmamı ya da çalıştığı yerlerden soru sormamı falan istiyor. Ya da öğrendiklerini dinlememi. Sanırım artık ders çalışmaktan çok ilgiyi ihtiyacı var. 

Şimdilik biz de durumlar böyle.

19 Ocak 2016 Salı

Bu sene ne okusam?

Bu sene elimdeki kitapları biraz azaltayım diye düşündüm; zira geçen seneden okuyacağım diye iştahım kabara kabara aldığım bir dolu kitap var. Öylece duruyorlar. Daha önce de söylediğim gibi alma hızıma okuma hızım erişemiyor. Yıllar içinde de sahaflardan, kitapçılardan, fuarlardan alınmış bir sürü kitabın raflarda yattığını düşünecek olursam, bizim evdeki okunmamış kitapların okunma ihtimali yok. En azından benim ömrüm buna yetmez. 
Kitap almamaya karar verdim ama kitapçılarda beğendiğim kitapların fotoğrafını çekip, unutmamak için bir yere not etmeye devam ediyorum. Selçuk'un kitap almamak üzere alınmış bir kararı olmadığı için evimize hâlâ kitap girmeye devam ediyor. Sevgili kocamın ne kendini ne de insanlığı yormayan düşünce şekline bayıldığımı söylemem lazım. 
''Kitap almayacaksın da ne olacak? Üzme kendini böyle şeyler için,'' dedi geçenlerde. ''Almak istediğin kitaplar olursa bana söyle, ben sana alırım,'' diye de ekledi. 

Ben de şimdilik ne okuyacağımı azıcık sıraya soktum. Canım çok fena İskandinav polisiyesi okumak istiyor. Mümkünse yazar İsveç, Norveç gibi kuzey ülkelerinin birinden olsun.


Leylak Dalı, okudum, pek beğendim, ikinci kitabı da sipariş verdim deyince dayanamadım ben de aldım. İkinci kitabı okuyorum. Daha çok vaktim olsa, bir an önce bitireceğim. Yazım dilini çok sevdim, hikâyeye bayıldım. Cuma günü Radikal'in kitap ekinde üçüncü kitabın çevirisinin de yapıldığını gördüm. Kitap almayacağım dediysem de yeni kitabı Selçuk'a aldırtacağım. Minik bir hediyeden zarar gelmez.


Hınzır Kız, Leylak Dalı'nın geleneksel yeni yıl hediyesi. Sıradaki kitabım büyük ihtimalle o olacak. Tokyo Uçuşu İptal isimli diğer kitaba gelecek olursak yine Leylak Dalı'nın önerdiği ve benim de gidip aldığım kitaplardan biri. Kendisinin okuyup da, ''Bu kitap senlik!'' dediği her kitabı okumak alışkanlıklarımdan biri haline geldi.


Ah! Bir tavsiye daha. Sevgili Zeren, Karahindiba Şarabı'nı yere göğe sığdıramadı. Peşinden Lale Abla okudu. Zeren'i doğruladı ve üstüne kitabı mutlaka yaz bitmeden okumam gerektiğini ekledi. Ben kitap elimde sağda solda gezinirken Selçuk kitabı benden önce okudu ve ''Çok güzel kitap, mutlaka okumalısın!'' dedi. Mutlaka okuyacağım ama sanırım bir yaz mevsiminde olmayacak bu kitabı okumam. Nick Hornby'ye gelince, daha önce hiç okumadığım bir yazar ama beni çağırıyor. Yalnız içini şöyle bir karıştırdım da yazıların puntoları gözümü korkuttu. Bu kadar da küçük basılmaz ki ama!


Dublinliler! Hâlâ okumadığım için utanç içindeyim. Bu durumdan kurtulmamın vakti geldi de geçiyor bile. O yüzden zaman kaybetmeden okunacak kitaplarım arasında James Joyce beni bekliyor. Kafka ve Gezgin Bebek kaçıncı kez yazıldı bilmiyorum ama ben bu konuyla ilgili çıkan her kitabı alıyorum. Bunu da aldım ve bu kitap sırada bekleyen diğer kitapları eleyerek öne geçti.
Shakespeare's Secret, bu sene ikinci dönem Kuzey'in okulda okuyacağı kitaplardan biri. Ben de çok merak ettim. Yani bu kitap listeme Kuzey sayesinde girdi. Fena bir kitaba benzemiyor.


Tek Meyve Portakal Değildir, Füsun Çetinel'in okuma listesinden. O yüzden tereddütsüz alındı ve okunmak için sıraya girdi. Sevgili Ursula'yı konuşmaya gerek var mı? Yazmakla ilgili bir kitap...

Bu listenin içine daha neler girer, neler çıkar? 
Mesela Paul Auster'a ilgisiz kalabileceğime hiç inanmıyorum. Kendisi benim ''umut'' yazarım. Kelimeleri her seferinde bana yaşama gücü veriyor. Nedenini bilmiyorum. Tüm kitaplarını bir çırpıda okumamamın tek sebebi Paul Auster'ı tüketmemek. 
Onu öyle çok seviyorum.