Tayland Gezisi etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Tayland Gezisi etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

26 Kasım 2013 Salı

Vietnam- Kamboçya'ya doğru!

Beni unutmadınız umarım! Evet, hâlâ yaşıyorum. Günler biraz telaşla geçip gidiyor gözümün önünden ama olsun. Harika bir bayram tatilini geride bıraktım. Üstüne ev taşıdım. Şimdilik tüm hayatımızla beraber eşyalar da havada süzülüyorlarmış gibi gelse de, kalp atışlarım normale döndü. Geride muhteşem bir Vietnam- Kamboçya gezisi, önümde ise ayın 20'si itibariyle yollara düşülecek bir Singapur- Bangkok- Phuket gezisi var.

Geçen sene görmeden duramadığım Paris'ime gidip gelmiş, ondan sonra da yazacak hiçbir şeyim kalmamış gibi elimde kalem kağıt öylece kalakalmıştım. Yazamıyordum. Kurumuştum deyim yerindeyse. Tabii sizin bilmediğiniz kafamda yıllardan beri hayalini kurduğum bir Paris Kitabı hayalim vardı benim. Yeşim Hoca'nın yanına uğruyordum haftada bir gün. Paris yazılarımı yazıyor, sesim titreyerek ve kalbim yerinden fırlayacakmış gibi çarparak yazdıklarımı okuyor ve Yeşim Hoca'nın gözlerinin içine bakıp öylece kalıveriyordum karşısında. Gözüne ışık tutulmuş tilki gibiydim. Gözümü bile kırpmadan gözlerimi Yeşim Hoca'nın önündeki kağıda ve karalamalara dikiyordum. (Hâlâ değişen bir şey yok! ) Nasıl yaptığını bilmediğim şekilde hep yaranın olduğu yere dokunuyordu Yeşim Hoca; Allah'tan işini çok iyi biliyordu da, yarayı acıtmadan temizliyor, kalbime daha önceden duymadığım bir duanın uzaktan duyulan sözlerini fısıldıyor ve beni evime yolluyordu. Yazılarımda kayıp bir Özlem'den bahsediyordu ya, hiç açık açık sormada bana! Aradığım şeyin ne olduğunu bilmediğim bir gün buldum Yeşim Hoca'nın bana buldurtmaya çalıştığı şeyi!

İşte o kafamdaki kitabı yazamadığım günlerden birinde şöyle dedi Yeşim Hoca bana: Yaşadıkların demleniyor şu an, bekle biraz daha.

Yeşim Hoca ile konuştuğumuz mevsimin üzerinden birkaç mevsim geçti. Hayalim onu sakladığım yerde aynen duruyor.

Ben yine demleniyorum.

Çok konuşmayı alışkanlık haline getirdim galiba. Baksanıza, yazacaklarıma başlıyor ve sonra ummadığım bir yerde buluyorum kendimi.

Vietnam- Kamboçya gezisi bitti. Geziye beraber gittiğimiz kalabalık grupla dönüşte oturduk yemek yedik, rakı içtik. Benim her zaman keyifle hatırlayacağım güzel bir yolculuk oldu. Pek tabii, her gezginin içinde taşıdığı adını koyamadığım bir eksik parça yerini bulmak için dolanıp duruyor puzzle'ın üstünde. Aklım hep çekilemeyen muhteşem fotoğrafta, gidilemeyen birkaç kayıp rotada.

Şimdi gelelim artık geride kalan şu muhteşem yolculuğa:

Atatürk Havalimanından başlayan yolculuğumuzda ilk durak Abu Dhabi Havaalanıydı. Uzun bir bekleyişten sonra Ho Chi Minh City için Etihad Havayolları ile Vietnam'a doğru yola çıktık.








Sabah olmuş çoktan. Şimdi peşinde olduğumuz rotaya bizi taşıyacak uçağa binme vakti!