kişilik tanımlaması etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
kişilik tanımlaması etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

11 Ağustos 2017 Cuma

Liste 31- Kişiliğinizi tanımlayan kelimelerin listesini yapın.

52 Liste Projesi

Liste 31- Kişiliğinizi tanımlayan kelimelerin listesini yapın.

Listeler, listeler... Benim gibi liste yapmayı seven birini bile her hafta liste yapmanın ne kadar zorlayacağını tahmin etmemişim. belki de yaptığım listelerin kişilik envanterine dönüşmüş olması beni bu kadar zorluyordur. Kendimi tekrar ediyormuşum gibi hissediyorum. Belki işi biraz daha eğlenceli bir hale dönüştürebilirim.

Buradan çıkan sonuç şu olabilir:

Bir şeylerin geleneksel hale gelmesinden hoşlanmıyorum.


Aile olarak böyle bir durumumuz var. Her hafta yinelenen bir organizasyonun içine giremiyoruz. En sevdiğimiz arkadaşlarımız bile olsa, "Her hafta buluşalım!" diye bir hal gelişince biz de bir gerilme durumu söz konusu oluyor. Canım isterse her gün birini arayabilirim ama benden her gün birini aramam bekleniyorsa bu işin altından kalkamıyorum. "Kendime ait alan" en ihtiyaç duyduğum şeylerden biri ve işin içinde zorunluluklar oluşunca sıkılıyorum, bunalıyorum ve bulunduğum yerden hızla kaçmaya başlıyorum. Hayır dediğim bir şey konusunda ısrar edilmesinden hiç hoşlanmıyorum. Herkesin neden aynı şeylerden zevk alması gerektiğini de bir türlü anlayamadım. İnsanlar farklılıklarıyla güzeller bence ve birilerini kendimize uydurma çabası bana çok itici geliyor. 

Telaşlıyım.

Bir türlü başa çıkamadığım, yıllardır törpülemeye çalıştığım bir telaş var içimde. Heves ve niyet ettiğim şeylerin bir an önce halledilmesini istiyorum. Uzun zamandır kendi çapımda yazmaya çalışıyorum. Yazarken de aynı telaş içimde zıplıyor duruyor. Yazmak istediğim konudan telaş içinde uzaklaşıyorum, telaş içinde öyle çok şey anlatmaya çalışıyorum ki yazdıklarım çorbaya dönüyor. Dönüyordu. Neyse ki bu konuda biraz başarı sağladım. Masanın başına geçince artık daha sakin olmayı başarıyorum. Korkuya kapılmadan yazdıklarıma geri dönebiliyorum, atılması gereken yerleri silebiliyorum, eklenecek yerlere düzenlemeler yapabiliyorum. Gel gör ki yazının dışındaki her yerde aynı telaşı yaşıyorum. Havaalanlarına, buluşmalarıma hep gitmem gerekenden önce gidiyorum. Bir ajandayla yaşamamın en önemli sebeplerinden biri de bu telaşa dur demek için. Aklımda unutmamak için çaba gösterdiğim her şeyi yazılı olarak bir yere dökünce zihnim rahatlıyor.

Olduğum gibiyim.


Oscar Wilde, "Kendin ol; diğerleri çoktan kapıldı." demiş vakti zamanında. Ne güzel söylemiş. Etrafta öyle çok kendini olduğundan farklı gösterme telaşında insan var ki. Bence toplum bilimciler bu konuyu bir incelemeli. Çocuklarımızın gittiği okul ya da okuldaki başarıları üzerinden kendimizi ifade edişimiz, arabamızın markası ile toplumda bir yer kazanma çabamız (Ne kadar pahalı araba, o kadar saygı), sosyal medyadan nasıl da mutlu bir aile olduğumuzu gösterme derdimiz, çayın yanına bir bireymiş gibi oturtup sergilediğimiz marka çantalarımızla ne kadar da şiriniz. O çantayı kendimiz için almıyoruz ve birilerine gösteremezsek sahip olmamızın hiçbir anlamı yok. Hepimizin her konuda bir fikri var. Kimseyi dinlemek istemiyor ve sadece konuşmak istiyoruz. Haksız mıyım?

Sanırım son yıllarında artık çalışmak istemiyorum diye vızıldanmamın en temel sebebi yukarıda anlattığım insan tipleri. Her gün bu tip insanlarla karşılaşmak ve tahammül etmek çok zor geliyor. Özal'la başlayan "Benim memurum işini bilir." günlerinden hızla evrilerek günümüze kadar geldik. Atladığımız aşamalarının haddi hududu yok. Etrafımız yolunu bulmak için dolaşan ve bunun için birilerini dolandırmaktan hiç çekinmeyen insanlarla çevrili. Konuyu uzatıp başka yerlere getirdim ama içinde bulunduğum koşullar beni buralara getiriyor. 
Keşke kendimiz gibi olsak. Kendimizle mutlu olsak. Sahip olduğumuz şeyleri başkalarının sahip olduğu şeylerle kıyaslamaktan vazgeçsek ve yaşadığımız anın tadını çıkarsak. 
Kendimiz olmak bir başkası olmaya çalışmaktan daha kolay ve hiç zahmetsiz. O yüzden ben otuz beş yaşımdan sonra daha çok kendim olmaya çalışıyorum. Sevdiğim şeylere sarılıyor, sevmediğim şeylere hayır diyorum. Gözlerimin içine bakarak yalan söyleyen insanlara da sırtımı dönüyorum. Hayat, sevmediğim insanlara dayanmama değmeyecek kadar kısa.