melbourne'de ne yapalım etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
melbourne'de ne yapalım etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

1 Nisan 2019 Pazartesi

Avustralya Gezi Notları-4 Melbourne'da en çok neyi sevdim?

Kısa başlıklarla benim Melbourne'ümü görmeye ne dersiniz? Melbourne'de en çok neleri sevdiğimi paylaşıp sonra bir arabaya atlayıp okyanus kenarında seyahate çıkmaya hazırlanıyorum.

🌏 Kendi çapımda bir bibliyomanyak olduğumu düşünürsek Melbourne şehrinin kütüphanesini çok sevdiğimi söylemem de bir sakınca yok. İşte, State Library Victoria 📚


🌏 Açıkçası irili ufaklı başka kitapçıları var mıdır bilmiyorum ama ben içine girdiğim Dymocks Bookstore'u çok sevdim. Geniş bir alana yayılmış, içinde hem çok güzel hediyelikler var, hem de bir dolu kitap, defter. Merak edenler için adresi burada: Dymocks.



🌏Bizim Melbourne seyahatimiz iki aşamalı oldu. Birinci kısmında iki gece Melbourne'de konakladık. Ardından Great Ocean Road için yollara düştük. Okyanus kenarında iki gün boyunca yol aldık. Ardından Melbourne'e tekrar geri döndük. Avustralya Günü'nü yakaladık. Sokaklarda geçit yapan değişik ülkelerden insanları seyrettik. Ve bir gün yola çıkıp St. Kilda Bölgesine ve St.Kilda Sahiline gittik. Sanırım Melbourne'e gerçek anlamda aşık olmam bu sahili görmemle gerçekleşti.


🌏 Pazar yerlerini her zaman sevdim. Melbourne'de de özellikle gitmek istediğim bir pazar vardı: Queen Victoria Market. Fakat ne yazık ki oraya gitmeyi başaramadık. Zamanımız denk düşmedi. Eminim çok güzeldir. O yüzden Melbourne'e gideceklere, eğer benim gibi çarşı-pazar seviyorlarsa Queen Victoria Market'e gitmelerini öneririm. Biz orası yerine kaldığımız otele çok yakın ve çok güzel olan başka bir pazara gittik: South Melbourne Market.


Pazarın içinde çok güzel dükkanlar, nefis mangoların olduğu tezgahlar, insanı eve gidip arkadaşlarını yemeğe davet etmeye özendirecek sebzeler, et tezghları falan var. Biz Kuzey'le tazecik istiridyelerden  denedik. 

🌏 Brunetti: Lygon Street Carlton
Avustralya'da yemek olayı konusunda pek başarılı olamadık. Çocuklarla tatilde böyle oluyor zaman zaman. Pek meşhur yemekleri var mı bilmiyorum. Fish and Chips İngiltere etkisindeki bir deniz ülkesi için en favori yemek. Biz de burada 3-4 kez denedik. Bazılarımız (mesela Selçuk) yediği fish&chips'i pek beğendi ama bana sorarsanız, ki ben yemek konusunda daha güvenilir bir otoriteyim, yediklerimizin hepsi fazla kötüydü. Çok fazla yağ çekmişti. Oldum olası kızartmalara fazla yanaşmam ama burada yaşadığım tecrübeler haklılığımı ortaya koydu. Ben yemek yediğimiz yerler arasında en çok Brunetti'yi sevdim. Aslında burası tatlılarıyla ünlü bir yer. Envai çeşitte tatlı var. sahiden insanın aklı karışıyor ve tatlılar çok lezzetli ama en çok restoranın içindeki taş fırında pişen pizzalar güzel ve kendi salatanızı kendiniz oluşturabiliyorsunuz. Haberiniz olsun.

Fotoğraf: Buradan

🌏 Pasajlar: The Block Arcade
Burası şehir içinde gezidğimiz ilk pasaj. İnsan içine girince bir zaman tüneline girmiş gibi hissediyor. Üstü camlı tavanından ışık pasajın içine doluyor ve renkler canlanıyor sanki. Güneşli bir havada pasajın serinliğine attık kendimizi ama bana yağmurlu bir havada buraya sığınmak da çok güzeldir gibi geldi.


🌏The Block Arcade içindeki çay salonu Hopetoun Tea Rooms'u unutmamak şart. Önünde her daim uzun bir kuyruk oluyor. kuyruğu göze alırsanız, ki alın bence, vitrinden insanı cezbeden bir tatlı seçebilir ya da öğle yemeğini burada yiyebilirsiniz. Bir bardak çay da pek fena bir fikir değil çünkü kendinizi çok aristokrat bir ortamda bulacaksınız. Victoria Dönemi filmlerinden birine girip kendinizi o zamanın kadınları gibi hissetmek için bir fırsat size.



🌏 Köpüklü, insana kendini prenses gibi hissettiren içeceklerin dışında ne seviyoruz: Birayı. Ben çok seviyorum. Sizleri bilmem. Hele ki hava sıcaksa, şöyle bir patates kızartmasının yanında buz gibi bir biraya asla hayır demem. (Evet, bira varsa patetes kızartmasına evet!) Burada de pek havalı, pek kadınsı bir bira buldum. Daha doğrusu Berfu önerdi. Kalorisi az ama pek lezzetli bir bira kendisi. İsmi de pek güzel: Pure Blonde