yol hali etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
yol hali etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

13 Kasım 2017 Pazartesi

Liste 44- Ruhunuzu ısıtan kelimelerin listesini yapın.

52 Liste Projesi

Liste 44- Ruhunuzu ısıtan kelimelerin listesini yapın.

Anne 😀
Arada sırada, "Off çocuğum ne var? Beş dakika da anne demeden dur!" desem de içimi sımsıcak yapan en baş kelimelerden biri anne. Allah, bu kelimeyi duymanın eksikliğini vermesin diyorum her zaman. Oğlumun sesinin tonu bile bambaşka geliyor anne derken. Gerçi şu günlerde o bayıldığım ses bir hayli kalın çıksa da, Kuzey olmadı mı evimizin tadı tuzu eksik. Bu arada, "teyze"yi de seviyorum. Bu da bambaşka bir keyif. Allahım, yaş almanın (farkındaysanız yaşlanma kelimesini kullanmadım) güzel yanları var aslında. Ve bu yumurcakların sarılması yok mu, hayatta hiçbir şeye değişilmez. 

Annesinin kuzusu...

Kitapçı 📚
Tartışmasız! Seviyorum kitapçı gezmeyi. Üstümdeki tüm stresi alıyor kitapçıların içinde gezinmek, bakınmak, okuyamayacağımı bile bile bunca kitap almak. Herkesin kötü bir alışkanlığı var. Benimki de evin her köşesine kitap yığmak. Selçuk'a kızdığım zamanlarda en çok kitapçıya gidip gönlümü almak için seveceğim bir kitabı araması ve bulması hoşuma gidiyor. Benim için birinin kitap alması çok heyecan verici ve çok romantik geliyor. Belki ilerde küçük bir kitapçım olur, ne dersiniz? Hem gelene gidene de çay ikram ederim. Hayali bile güzel yahu 😀




Paris 💖
Adını duyunca ruhum kanatlanıyor, içimde kelebekler uçuşuyor, derinden bir ahhh! çekiyorum. Paris, benim her şeyim. Sokakları, kafelerin önündeki terasları, edebiyatçıları, parkları, müzeleri, mezarlıkları, hatta çekilmez Fransızlarıyla ait olduğum yer, evim... Çok iddialı konuştum yine. Şu Kuzey'i bir ikna etsem bi' Fransız üniversitesinde okumaya, peşinden ver elini Fransa. O zaman kafelerinde oturup bir türlü yazamadığım kitabı yazacağım sonunda. Size durmadan Paris'ten bildireceğim. Seyahate Paris'e geleceklere havanın durumunu, nasıl giyinmeleri gerektiğini falan haber vereceğim. O derece yani. Hadi, hep beraber evrene bir mesaj yayalım da, ben bavulu hazırlamaya başlayayım.

Paris, hayallerimin şehri!

Seyahat 💃
Eee, seyahat dedin mi bizim evde akan sular durur. Bavulu dolaptan kaptığım gibi hemen yola düşerim. Bana böyle şeylerle gelin diyorum hep: "Hadi tatile gidelim, birkaç gün bir yerlere kaçalım mı, sen çok yoruldun hadi gidelim." Bazen blogu açmamın tek sebebinin sadece bir kişiye mi ulaşmak olduğunu soruyorum kendime. Okuyorsun değil mi yazdıklarımı? Efendim! Duyamadım. :)




Romantik komedi  🎥
Vallahi romantik komedi tam olarak ne demektir bilmiyorum ama seyretmeyi çok seviyorum. Hadi bir film seyredelim dendi mi evde, romantik komedi olsun istiyorum. En sonunda da bir öpüşme sahnesi olsun lütfen. Öpüşmekten güzel şey var mı yahu? İnsanlar sevsin birbirini, sarılsın, konuşsun, dost olsun. Bizimkiler bu romantik komedilerin sonunda benim yüzüme bakmak yerine filme baksalar daha mutlu olacağım; zira filmin en keyif aldığım yerinin tadını kaçırıyorlar. Sırf bu yüzden Meg Ryan, Julia Roberts, Tom HanksKate Hudson'ı falan arkadaşım zannediyorum. Ah, olsa da şöyle güzel bir romantik komedi, seyretsek ağız tadıyla. Ne olur sanki?

31 Temmuz 2015 Cuma

On bir yaşındaki bir çocuğun gezen anne-babayla imtihanı :)

Hiç çocuğunuzun gözünden dünyayı görmek istediğiniz oluyor mu?

Bende çokça oluyor. Yol boyunca yanımda yürürken bazen gözlerimi üstüne dikip onu takip ediyorum. Elindeki fotoğraf makinesine etrafında gördüğü heykelleri sığdırmasını, sokak sanatçılarının her birinin önünde dakikalarca kalmasını, önlerinde duran para kutularının içine cebimizde ne kadar bozukluk varsa atmak için çırpınmasını izliyorum. 


Yeni yerler görmek dışında yolda olmak onun için biraz da bizimle olmak demek. Kesintisiz zaman paylaşımı için tatile çıkmak gerekiyor. Gündüzlerin geceyle birleşip de bizim hiç ayrılmadan aynı oda içinde uyumamızı ve uyanmamızı seviyor, biliyorum. Ekibin anne- baba kısmı için de en zor kısım burası oluyor. Dönüş, onunla geçireceğimiz vakitlerin azalması anlamına geliyor. Arkadaşını yolda tanımak gibi çocuğumuzu da yolda tanıyoruz. Tuhaf ki yolda tanıdığım çocuğumu daha çok seviyorum.


Kuzey'i sık sık seyahatlere götürmemizden dolayı olsa gerek gezerken söylenmiyor, itiraz etmiyor. Aynı şehrin içinde bir yerden bir yere giderken hiçbir ulaşım aracına binmek istemiyor. Onun için yürüyerek gidilen her yer kazanılan yeni bir zafer. Sanırım bitmeyen yolların ardından kurduğum cümlelerin aşığı Kuzey: ''Bugün bu kadar yolu yürüdüğüne inanamıyorum. Hiçbir çocuk bir günde bu kadar yürüyemez. Hem de hiç söylenmeden!''

Hangimiz anneden babadan gelen güzel bir cümlenin ömür boyu bekleyeni olmadı ki?
Ben hâlâ annemin bana ettiği her övgünün açık ağız bekleyeniyim vallahi :)

Tatili, Kuzey'in havaalanlarında bir koltuğa kıvrılarak uyumasını çok seviyorum. Benim onun yaşındayken hiç dahil olamadığım bir hayatı yaşıyormuş gibi geliyor. Şimdilik tek başına olmasa da anne ve babasının güvenlik duvarının ardında bir koltuğun üstünde uyuyor, tasasız... 
Ara uçuşlar, inilen havaalanları, birbirlerine bağlanan yollar, pasaport damgasını beklemenin sevimsiz sıkıntısı tanıdık olduğu durumlar. 

Yol haline alışık çocukların sükuneti var üzerinde. Bir uçaktan inip diğerine binerken, yaşadığı yerde hiç tanıklık edemediği tren garlarının kalabalığı içinde bavulunu çekerek ilerliyor. İlk seferinde garlarda gördüğü paralı duşlar artık onu şaşırtmıyor. Gezmenin aslında bizim ara ara yaptığımız gibi kısa süreli mekan değişikliği değil de bir yaşam biçimi olduğunu daha iyi kavrıyor. Gezdikçe, yollarda kirlendikçe, lekeli bir tişörtle birkaç gün dolaştıkça üstüne yapışmış ev halinden çıkıyor. Kirlendikçe gözüme daha güzel görünüyor oğlum. 

Ne tuhafım değil mi?
Her hale uyum sağlasın, önüne konan her şeyi yesin, ayakkabıları paralana kadar yürüsün, aslında dünya üstünde küçücük bir nokta olduğunu öğrensin istiyorum. Dünya gezdikçe küçülüyor mu bilmiyorum ama ne kadar çok gezersem ben o kadar küçülüyorum. 

Kuzey de küçülsün, dünyanın onun etrafında de değil de kendi etrafında döndüğünü fark etsin istiyorum.