Heyecanıma yenik düşerek kısa bir blog yazısı yazarak buradan ayrılacağım. Okuduğum son kitabın ben de bıraktığı izlenimi hemen aktarmak istiyorum. Patrick Rothfuss kitapçı rafında denk gelip aldığım ve okurken beni büyüleyen yazarlardan biri oldu. Rüzgarın Adı ve Patrick Rothfuss Yeni yılın ilk kitabını takdimimdir. Aslında kitabıma geçmiş senenin son günlerinde başladım. Uzun bir kitap olduğu,…
Etiket Arşivleri: kitap kokusu
Peki! Anladım! İnsanın her günü aynı güzellikte geçmez değil mi? Hatta bazı günleri ortalamayı bile tutturamaz. Bir de ortalamanın çok altında, insanın mutsuz olduğu günler vardır. Yazmak rahatlatır. Bazen rahatlamak için yazarsın, sonra yazdıklarını yoketmek için- parıldayan bir ekrana ise yazdıkların- delete tuşuna basarsın, siliniverir. Su gibi akar, evet! Bir zaman sonra yazdıklarını hatırlamazsın, su…
Bir yılı daha geride bırakıyoruz ya, ben şimdiden yaptıklarım yerine yapamadıklarımın muhakemesini kafamda şekillendirmeye başladım. İçimdeki o huysuz ben, ortalıklarda gezinip duruyor. İşaret parmağını kaldırmış, gözüme gözüme sallayıp duruyor. İş yerindeyim elbet. Günün bu saatinde başka nerede olabilirim ki? Yapmak istediklerimi yapmak için koşullarım uygun aslında. Mesela masamın üstü bir dolu karışıklığın…
Benim kitaplığımın halleri:)
Siyahın beni büyüleyen koyu karanlığıyla kaplı bir kitabın kapağına bakıyorum. Kitapçı raflarının yeni çıkanlar belki de çok satanlar rafında görüyorum, bilemiyorum. Emin değilim; yine de okuma serüvenine çok güvendiğim, iyi bir okurun sanal sayfasında Esmahan Aykol’un yeni kitabıyla ilgili güzel birkaç satır, çok satanlar rafıyla ilgili korkularımı silip götürüyor. Yayınevlerinin her çıkarttıkları yeni…
MASUMİYET MÜZESİ VE BEN! Hayat sahiden de biz planlar yaparken, başımıza gelen şeylerden ibaret galiba… Mesela bugün oğlum okula, eşim işe gidecek, ben de önce yürüyüşe, oradan spora gidip, bir sauna keyfiyle kendimi taçlandıracağım derken… Hayallerim suya düştü. Oysa ben spor salonunda keyif yaptıktan sonra fotoğraf makinamla beraber Kadiköy’e gidecek, hafif çiseleyen yağmurun altında balık…
Kuzey’le beraber D&R’ın kitap raflarının arasında kayboluyoruz; çocukluğundan beri kitapçıların huzur veren havasına alışık olan oğlan için buradan daha rahat bir yer yok! Daha minikken küçük oyuncakların bulunduğu katlı rafın önünde bir müddet dikilir, rafta onu bekleyen şövalyeleri, atının üzerinde havaya kalkmış kahramanları aşağı indirir, yere bağdaş kurar otururdu. Oyuncakların çeşitliliğinin yanında onu böyle hayallere…
Bu da bizim evin halleri 🙂 Sevgili Leylak Dalı‘nda görüp, dayanamayarak ben de kendi kulemi ekliyorum. Elimde okunacak bir dolu kitabım varken, gördüğüm ve beğendiğim her yeni kitabı da dayanamayarak alıyorum. Bundan dolayı evde okunmayı bekleyen bir dolu kitabım var. Ara sıra yayınladığım kulelerden arta kalanlar da okunmamış olarak öylece duruyorlar. Bakalım bu kuleye…







