Çocukluk Eğlenceleri Dayanamayıp meydan okumanın ikinci sorusunu da cevaplayacağım. Bu arada 52 Liste Projesi için de yarına hazırlamam gereken bir yazı var. Tüm gün gezdikten sonra hangi birini yetiştireceğim bilinmez ama olsun. Paşa gönlüm böyle istiyorsa böyle yapacağım. Ben Küçükyalı’da büyüdüm. Bana göre nefis bir yerdi büyüdüğüm yer. Bir kere sevgi dolu bir yerdi. Komşuluk…
Kategori Arşivleri: Kategorilendirilmemiş
Döndüğümden beri koşturuyorum. Öyle tatlı tatlı gezersem, dönünce de yığılmış bir sürü şeyi halletmek gerekiyor. Ama kimin umurunda değil mi? Gelir gelmez elbette neler kaçırmışım diye merak ettim. Elime çayımı aldım, bilgisayarın karşısına oturdum. Amaç bloglarda neler dönüyor onu öğrenmek. Biliyorsunuz bloglar eğlenme yollarımdan biri. Akşam Sefası bir meydan okumadan bahsediyor, Leylak Dalı‘da. Bir baktım…
Macera Kitabım derken kendimden bahsediyorum. ? Macera Kitabım sadece bir web günlüğü; oturup da blog yazacak, kitap okuyacak hali yok ya? Bana sanki geçen senelerde daha fazla kitap okuyormuşum gibi geliyor ama bu sene itibariyle yaptığım başka şeyleri de göz önüne alırsam kendimi fazla hırpalamayacağım. Sonuçta iyi ya da kötü günlüğüme düştüğüm notlardan, bloga yazdığım…
2017’nin ilk gününden merhaba! Yeni bir güne uyanmaktan öte bir şey olmadığını bu sabah tekrar tecrübe etmiş olduk. Nasıl bir sabah olduğundan, yine nasıl fena bir haberle gözümüzü açtığımızdan bahsetmeyeceğim; zira ülke siyaseti ile ilgili şeyleri buradan pek paylaşmıyorum. Ülke yine aynı ülke, halk yine aynı halk, bizler yine aynı bizleriz. Biz bu sene…
Yeni bir yıla girmeden önceki son pazara geldik nihayet. Bildik hafta sonu halindeyiz biz. Koltukların yastıkları başka taraflara kaymış, kitapları dergileri sağa sola fırlatmışız, sehpanın üstü kullanılmış bardaklarla dolu. Pek steril bir ev ortamı olduğunu söyleyemeyeceğim yani. Bizim ev hafta sonu geldi mi hep dağınık. Etraftaki tüm kitapları okuyor muyuz? Hayır. Yine de çevremizi okunan…
Geçen cumartesi akşamı Fatih Portakal‘ın Can Yayınları‘ndan çıkan kitabı Aklımla Dalga Geçme’yi konuşmak için Tavsiye Evi’ne davetliydik. Aslında bu tip durumlarda biraz çekimser kalıyorum. İş hayatında onca insanla muhatap olmama rağmen, iş tanımadığım insanlarla aynı ortama girmeye gelince biraz tedirgin oluyorum. Bir de şu var elbette: Ekrandan tanıdığım insanlarla gerçek hayatta karşılaşmak istemiyorum. Daha doğrusu…
Üşenmesem oturup bu sene okuduğum kitapları sıralayacağım. Temmuz ayında kitap okuyamayınca sanki tüm seneyi kitap okumadan geçirmişim, 2016’yı okuma açısından kısır geçirmişim gibi hissediyorum. Oysa çalışma masasının üstü, salondaki başucu sehpam okunmuş, yerine kaldırılmayı bekleyen kitaplarla dolu. Yine de ortada beni rahatsız eden bir durum var. Onlarca kez söylediğim gibi bu senenin hiçbir hali beni…
Yazı başka heyecanlarla karşılıyorum. Elbette bahar habercisi oluyor birkaç aya gelecek olan yazın. Ağaçların dalları, manolyanın üstü çiçekle dolan kolları gibi ben de kollarımı açarak karşılıyorum yazı. Güneş içimi ısıtıyor, yazın gidilecek yerlerin heyecanı basıyor benliğimi. Havalar iyice güzelleşse de bahçede etsek kahvaltımızı diye geçiriyorum içimden. Yazı biraz da ben taşıyorum bizim evin içine. Ben…








