Haftasonunu bitirebilmiş olmaktan dolayı duyulan müthiş bir rahatlama duygusunun ardından yine bilgisayarımın karşısındayım işte! Hafif bir uyku hali üzerimde mevcut ama inşallah onu da haftanın ilerleyen günlerinde üzerimden atabilmeyi umuyorum. Eğer oğlanın programı bundan sonraki yıllarda da bu kadar yoğun geçecekse ve ben bu hengamemin içinde bu kadar aktif bir rol oynayacaksam eğer, haftasonlarının kaldırılmasını…
Kategori Arşivleri: Kategorilendirilmemiş
Tamam kabul ediyorum! Üzerime gelip oturmuş bir tembellik duygusu hakim bu aralar. Şimdi silkelenip atacağım kendisini üzerimden! Tembellikse o da bir yere kadar canım. Bilindiği üzere uzun bir zaman önce Roma’ya gitmeden önce izlenecek filmlerle ilgili bir post yayınlamaya başlamıştım. Sonra ne oldu? Ben daha yazacaklarımı bitirmeden (tembellik yüzünden!) Roma yoluna düştüm bile. Daha anlatacak…
Roma’nın kalbinde atan filmler izleme çabalarım devam etmekte! Televizyonda şans eseri yakaladığım ”Only You” Roma seyirlik filmler sıralamamda 2. sırayı aldı. Koltuğa yayıldıkça yayılıp, daha önce de seyrettiğimi hemen anımsadığım bu filmi keyif anlarından birine dönüştürmek hiç de zor olmadı benim için. Robert Downey Jr.’ı hep sevmişimdir zaten; lakin pek bir toy geldi gözüme. Roma…
Biraz cesaretle belki biz de bineriz bir motosikletin sırtına! Mart ayında geçen seneden planlanmış bir seyahatin peşine düşeceğiz. Yıllar önce yolumuzun düştüğü bir yere tekrar dönüyoruz. Kötü anıların güzelim şehri gözümüzden düşürmesine izin vermemiştik ama ikinci kez merhaba demek için de uzunca bir süre bekledik. Şimdi kısmetse tüm yolların çıktığı yere ”Roma”ya gidiyoruz. Bana Roma’yı…
”Şubat ayı en kısa aydır derler; ama yanılıyor olabilirler, biliyor musunuz? … Kuzenlerinden ne kadar daha ufak tefek görünürse görünsün, hepsinden uzun sürüyormuş gibi bir inanca sahiptir. Kışın en gaddar ayıdır. Çok zalim oluşu, maskeli baloya gidiyormuş gibi ilkbahar kılığına girebilmesinden, bunu birkaç saat sürdürüp sonra maskesini sadist bir kahkahayla çıkarmasından, herkesin…
EuroDisney maceramızın kalan yarısını kelimelere dökmeye elimizde olmayan sebeplerden dolayı ara verdik.:) Dönüşümüz gidişimiz kadar eğlenceli olmadı maalesef. Havaalanında kar yağışından dolayı kaynaklanan aksaklıkların tümünü çocuklarla beraber yaşamak zorunda kaldık. Oğlum hayatında yaptığı bu ikinci uçak macerasında da havaalanında 18 saat bekledikten sonra, tüm uçuşların böyle olacağını zannetmeye başladı. Gelişmiş ülkelerin çoğunda vatandaşların ”doğal” hukuksal…
Gitmeden Avrupa yollarına düşmek için yanlış bir zaman olduğunu düşünüyorum; çok önceden alınmış bir karar! Dört anne yanımıza aynı yaşlardaki oğullarımızı alarak karne hediyesi olarak Eurodisney’e gideceğiz. Yola çıkmadan önce derin derin nefes alıyorum. Sevdiğim şehre gidecek olmam yüreğimi şenlendirse de, gidiş sebebimiz çocukların gönlünü yapmak. Atatürk Havalimanı’na vardığımızda çocuklar neşeyle birbirlerine sarılıyorlar. Bavullarımızı çekçek…
Bu sefer, bu soğuk Ocak ayında avucumun içinde bana sıkıca tutunmuş minik bir elle yürüyorum. Kafasında polar beresi, boynunu sıkıca kavramış atkısıyla annesinin sevdiği Paris sokaklarında yürüyor. Oğlanın burnu soğuktan kıpkırmızı; nedense ne Eyfel, ne Notre Dame, en çok Seine Nehri’ni merak ediyor. Törenle ailece ona devrettiğimiz fotoğraf makinesiyle Paris’i ikiye bölen bu nehri fotoğraflamak…








