Yakama yapışmış ve vazgeçmek istemediğim bir huyum var: Kitapların içinde hayat bulan şehirleri ve o şehirleri bana canlı kılan roman kahramanlarının ayak izlerini takip etmek. Bir kitabı okurken sokakları, başka türlü karşılaşacağımı düşünmediğim esnaf lokantalarını, kafeleri, üstüne hikâyeler adanmış yemekleri not ediyorum. Bazen kapısının önüne geldiğim köhne kafenin içinde tadına baktıklarım şaşırtıyor, bazen de yedikleriminde aradığım…
Kategori Arşivleri: Kitap Kokusu
2018 kitap bilançosunu mecburen yapmak zorundayım çünkü fotoğraflarını çekerim diye ortalıkta bıraktığım kitapları toplama, yerlerine koyma zamanı çoktan geldi de geçiyor bile. Yeni okunacak kitaplara, daha doğrusu yeni dağınıklığa yer açmak için bir an önce okunanları ortalıktan kaldırmam şart. Her sene olduğu gibi geçen sene 2018’in ilk sabahına Ernest Hemingway’in Paris Bir Şenliktir kitabını elime alarak…
Mavi Geceler ve Joan Didion içimde bir kapıyı aralıyor. Sevdiğim kadınlar, sevdiğim cümleler ve anlatmaya dilimin yetmediği ama kalbimin olduğu gibi kabul ettiği bir naiflik… Siz hiç mavi bir geceye eşlik ettiniz mi? Kitap öylece duruyor; masanın üstünde. Okunacağı bir zaman var. Üstündeki kız çocuğu ona en çok ihtiyacım olduğu zamanı bekliyor. Ne zaman bilinmez?…
Mevsim sonbahar… Hoşgeldin eylül… Cuma akşamı eve gittim. Aklımda yapılacak işler; daha doğrusu ortalıktan toparlanacak nesneler meselesi. Bu nesnelerin genelini alıp alıp etrafa saçtığım kitaplar oluşturuyor. Önce mutfağa giriştim. Mutfağımız geniş. Burası için yaşam alanımız desem abartmamış olurum. Yemek kokusu falan vız geliyor bize. Balık kızartmadıktan sonra pek sorun yok. Burada yiyor, burada içiyor, hatta…
Dün gece yine uyuyamadım. Sabah şiş gözlerle kalkıp bilgisayarı açtım. Bir bardak çayı bile çekmedi canım. İçimden Meltem Gürle okumak geldi. Eskiden nefis bir blogu vardı. Ne zaman içim çekilse oraya kaçtığımı hatırlıyorum. Sonra sanırım kitap çıkardığından ve oradaki yazılarını da kitapta derlediğinden olsa gerek, benim gibi okuyucularına blogunun kapılarını kapattı. Şimdilerde güncel yazılarını okumak istersek BirGün‘de yazdığı…
Sıra geldi Başucu Kitapları konusuna. Gelenekselleşen seçim yenilgimizi de yaşadığımıza göre hayatımıza devam edebiliriz, değil mi? Ülkenin durumu ortada olunca, “Nasılsa yaşadığım ülkede bir şey değiştiremiyorum, en azından evimin içini değiştireceğim.” düşüncesiyle yola koyuldum. Kurduğum cümleden öyle geniş anlamlar çıkarmayınız lütfen! Kendime terapi amacıyla ufak adımlar atıyorum. Biraz sadeleşip, derlenip toplanma niyetindeyim. Hoşlanmadığım ama bir…
LGS sınavı bittiğine göre artık hayatımıza geri dönebiliriz.? Değil mi dostlar? Bu ülkede yaşayan her çocuk bir gün mutlaka adı her ne olacak olursa olsun bir sınav stresi yaşayacaktır. Benim çocukluğumdan beri değişmeyen bu geleneği bugünümüze taşıyan tüm devlet büyüklerimize teşekkürü bir borç bilirim. Geleneklerimizi yaşatmak, aynı ortak dili konuşmak kadar önemli bir şeyin olmadığını…
Paul Auster ve son kitabı 4321 Haber şu: Paul Auster’ın kalın kitabı 4321’i bitirdim.⬤ Paul Auster’ın kitabıyla ilgili hislerimi buraya yazıyorum çünkü elimdeki kitabı çok severek okudum ve bitirdiğimde de bu kitabı okuduğum için çok mutlu hissettim. İyi bir kitap okumanın gerçek okur üzerinde böyle bir etkisi var. Kitapların bana sunduğu bu huzur duygusunu unutmayı…








