Kategori Arşivleri: Avrupa

BARSELONA:2 Barselona’da ikinci gün:)

”Sokakları ağaçlarla donatılmış bu şehir beni bu haliyle şaşırtıyor. Yeşil, Barselona’yı tanımlamak için en doğru renk. Balkonların hemen hemen hepsinden çiçekler sarkıyor. Yemekleri ayrı bir keyif. Bu kadar lezzetli tapasları deneyip, çiçek sarkan balkonlarını görünce hemen hayal kuruyorum. Balkonda oturuyorum, tapasımın yanında çayımı yudumluyorum. Ne fantezi ama değil mi? Hem belki Almadovar balkonun altından geçerken…

BARSELONA:1 İLK GÜN NELER YAŞADIK?

“Barselona’ya Yolculuk… Sabah erkenden İspanya’nın nefis şehri Barselona için ola çıkıyoruz. Güzel restoranlar, takas ve Cava için hazırız. Şimdi pencerelerinden çamaşırların rüzgarda salım salım sallandığı sokakları gezmenin vaktidir benim için.” İstanbul’un 7/24 yaşayan bir şehir olduğuna inanıyorum artık. Günün herhangi bir saatinde karşıma çıkan trafik sorunu benim için kanıksanmış bir durum. Beni şaşırtmıyor ya da kızdırmıyor….

Apfelwein Klaus,bir güzel restorant…

Birden fazla uğradığı şehirlerde insanı ayakları hep aynı yerlere götürüyor gibi geliyor bana.Yılların ritmine alışmış cefakar bacaklar,alışıldık adımlarla sizi alıp götürüyor aynı bilindik yerlere.İşte sanırım bu sebeptendir ki benim de Frankfurt’a her gittiğimde soluklandığım yerler hemen hemen aynıdır.Eğer şansım varsa ve daha önce gittiğim bir yerde keyifle tekrarlayabiliyorsam yediğim yemeğin aynını,sanki gelip geçen bir yolcu…

Franfurt’tan Idstein’a uzanan bir yolculuk.

Dün gece geç bir saatte vardım evime elimde ev ahalisini sevindirecek ufak tefek hediyeliklerle. Her zaman sevmişimdir dönüşlerde evde bekleyenlerin yüzündeki mutlu ifadeyi. Birkaç gün bile olsa ayrı kalınan, kavuşmanın güzelliği yoktur bence başka hiçbir şeyde. Ah içi kirli çamaşırlarla dolu olsa bile, bir de bavulları talan etme durumu vardır ki… Bazen küstürür, bazen güldürür….

Amsterdam…

Amsterdam hakkında benden de bir şeyler olsun diye bilgisayarın başına oturdum. Ben bu şehirde çok mutlu oldum. Ünlü meydanlarında, ünlü müzelerinde dolaştım, kafelerinde oturdum, avucumda tuttuğum sımsıcak kahveleriyle hem ellerimi ısıttım hem de yüreğimi. Oturun bir kafeye, bırakın kendinizi ve seyre dalın etrafınızı. Havanın soğuğuna karşılık, kuzey insanının gülümseyen yüzü ısıtır sizi… Bu yüzdendir ki bu soğuğa…

Amsterdam Gezi Günlüğü

İnsan hep aynı hızla yürüyemiyor önündeki yolu. Bazen yavaşlıyor, bazen hızlanıyor, bazen önündeki yokuşlar dümdüz geliyor gözüne, bazen de dümdüz yollar engebe. Zaman da böyle akıp gidiyor işte. Elinde olmadan sorguluyor insan kendini ya da gün geliyor ipin ucunu koyverip bırakıyor. Doğru ya da yanlış yok bu hallerde diye düşünüyorum. Bazen içimde bir enerji ne…

Brugge 6: Gece bambaşka bir güzelliğe bürünen Brugge….

Ev taşıyacağım diye internetten ve diğer her şeyden kopan tembel Özlemden daha önce yollamayı düşündüğü ama bir türlü yollamayı beceremediği gece Brugge fotoları:)))        

Brugge 5: Brugge’de çay keyfi ve Michelin yıldızlı bir restoran.

Brugge’de geçirdiğimiz son gün hava yağmurlu. Yürümemize engel bir durum yok ama ara ara yağmur damlaları yüzümüzü okşuyor. Avare avare geziyor, İstanbul yorgunu bünyemizi dinlendirmeye çalışıyoruz. Brugge bizim harita kullanmadan şimdiye kadar gezdiğimiz tek şehir. İnsanın kaybolma ihmitali yok. Ara sokaklardan birinde ”Prestige”isimli bir pastaneye rastlıyoruz. Burası gizli kalmış romantik bir çayevi. Duvarlarını üzerinde bahar…