Kategori Arşivleri: Avrupa

Hemingway’in izinde Paris

Hemingway’in Paris’i her Paris’e gittiğimde yaşamak için çaba sarfettiğim bir gezi rotası. Bir zamanarın peşine takılıp geçmişi adımlıyorum. Hayal kurmak benim işim. İnstagramda Paris’e gideceklere tavsiye dağıtıp duruyorum. “Özlem, Paris’te nerelere gidelim, nerelerde yiyelim?” diye soranlara da cevap veriyorum, hiçbir şey sormayanlara da. Öyle bir ruh hali içindeyim ki Paris lafını duyar duymaz hemen konuşmanın…

Barselona’da öyle yersen İstanbul’da kara kara düşünürsün!

Bazen yazmak için nereden başlayacağımı bilemiyorum. Çoğu zaman bir yerden başlayıp birkaç paragraf sonra yazdığım ilk paragrafı siliyorum. O zaman yazdıklarım bir şeye benziyor. Yine aynı ruh hali içindeyim işte. Pazar gecesi Barselona’dan döndüm. Kızlarla uzun bir hafta sonu oldu. Yedik, içtik, dolaştık, birbirimize takıldık. Hepimiz ayrı tellerden çalıyor ama işin keyfini çıkarıyoruz. Tatilin en…

Alberto Manguel, Okuma Günlüğü ve Paris Yolculuğu

Paris’e giderken yanıma aldığım, Alberto Manguel ve Okuma Günlüğü isimli kitabı sehpanın üstünde duruyor. Yazar bilmem kaçıncı yaş gününde eskiden okuduğu ve hayatında yer eden on iki kitabı tekrar okuyup, notlar almaya karar veriyor. Şöyle düşünüyor: Her ay bir kitap okusam ve okuduklarım hakkında notlar alsam, bu arada gittiğim yerleri ve yaşadıklarımı da yazılarıma eklersem…

Paris özlemi yüreğinize çöreklendiğinde yapmanız gereken 9 şey…

Seyahat deyince aklınıza ne geliyor? Sadece yaşanan birkaç günlük mutlu anlar mı, yoksa seyahatin ardından peşinizi bırakmayan özlem dolu dakikalar mı? Bir kere yola düştün mü hep gitmek, hep yolda olmak istiyorsun. 🌍”Paris bir Şenliktir” değil mi? Bunu hepimiz biliyoruz. Hemingway yıllar önce bize bu şehrin sırrını verdi. 1940’ların Paris’ini, restoranlarını, bistrolarını, yazı yazdığı küçük…

Çocuklarla Paris’te mezarlık gezmesi: Pere Lachaise

Sevdiğim insanların Paris’i sevmeleri için elimden geleni yapıyorum. Hele ki çocuklar. Her Paris’e gittiğimizde Kuzey’e ısrarla sorup duruyorum: ”Paris’i sevdin değil mi?” Bazen sesi istediğim şenliği taşımıyor. O zaman duymayı dilediğim cevabı almak için üsteliyorum. ”Ne yani sevmedin mi Paris’i?” Geçen ay Paris’e gittiğimizde Dubai’de yaşayan arkadaşlarımızda tatillerinin üç gününü bize ayırdılar. Biz İstanbul’dan Paris’e…

Biten bir Paris seyahatinin ardından…

     Bir Paris seyahatinin daha sonuna geldik. Güzel günler hemen geçiyor, değil mi? Bir haftalık tatilin sonunda, ”Bu tatil bana yetmedi.” diyen bir Özlem, ”Bence tam tadındaydı, artık eve dönelim.” diyen bir Kuzey, ” Tamam, sıcak bir havada birkaç günlüğüne tekrar seni Paris’e götürürüm.” diyen bir Selçuk vardı. Hava buz gibiydi, güneş arada sırada…

Paris'in meşhur atlıkarıncaları...

Paris Seni Seviyorum

Paris, Seni Seviyorum. ”Bir şehri delicesine sevmek!” olabilir aşağıdaki yazının özeti. Ne zaman Paris’a gitsem metrodan çıkar çıkmaz kafamı yukarı kaldırır gökyüzüne bakarım. Birbirine yapışık binalar, ferforje balkonlar, sokakları aydınlatan sarı-sıcak lambalar gözüme çarpar. Yan yana uzanan yüksek pencerelerin ardında ne hayatlar olduğunu düşünürüm. Yukarıda fotoğrafta evdekilerle paylaştığım hayalimi görüyorsunuz. Paris’te bir evim olacaksa böyle…

Paris’in Gizli Kalmış Yerleri

Bilinenin dışında bir de gizli kalmış bir Paris vardır. Gönlünüzü Paris’e vermişseniz eğer, şehir de size başkalarına sunduklarından farklı şeyler sunar. Bildik sokaklarından ara sokaklarına daldıkça, sırra kadem basmış nice hikâyeler birer birer yolunuza çıkmaya başlar. Paris’i farklı kılan da budur bence; şehre yapılan her yeni seyahatte anahtarını sizin çevirdiğiniz kilitli bir kutudan dağılan sürprizler…