Dün öğleden sonra yağmaya başlayan karı hiç ciddiye almadım. Başımı pencerenin kenarına yaslayıp hayallere dalmak işin en güzel kısmıydı zaten. Bir müddet orada burada astral seyahatler yaptıktan sonra, sabah bileğimin hakkıyla kazandığım ganimeti eve götürmeye karar verdim. Vakit akşama yaklaşmak üzereydi ve içimi ev haline bürünmek için karşı konulmaz bir duygu kaplamıştı. Arabama binip, çalıştığım…
Etiket Arşivleri: Günlük Hikâyeler
Güneşin doğuşunun keyfine varmak güzelmiş doğrusu! 2011 bizim buralardan giderken biraz ortalığı karıştırarak gitti; sanki bana bazen çok planlı olmanın işe yaramayacağını öğretir gibiydi. Eh bazı şeyler uygulamalı olunca anlamak takdir edersiniz ki daha kolay oluyor. Sizlere Mario Levi’nin Yazı Atölyesi’ne başladığımdan bahsetmiş miydim ben? Neredeyse ilk kur bitmek üzere! Bloga fazla yazı yükleyemem bu…
Bazı günler evlerimize yanlarında hediyeleriyle beraber konuk olurlar. Pazar sabahına uymayacak bir şekilde hızlı başlayan günümüzü, öğlenin rehavetine bırakıverdik. Eve varışımızın hemen ardından karnımızı, anne elinden çıkma ev makarnasıyla televizyon karşısında geçirmeye karar verdik. En sevdiğim miskinlik sahnesi budur benim gözümde. Televizyon karşısında rahat bir koltuğa yerleşip, elinde canının çektiği bir yemekle film seyretmek gibisi yoktur….
Dostluk ve sevgi dolu yeni bir yıl dileklerimle:)))
🎄🎄🎄Yeni Yıl Listeleri, Yeni Yıl Kararları 🎄🎄🎄 Böyle listeler yapmayı seviyorum ben. Daha gençken bu listeleri yapıp, sonra uygulayamadıklarım için kendimi suçlardım; ama geçen zamanın izinde artık kendimi listelerim ve yapamadıklarımla sevmeyi öğrendim. 🎄 Photo Credit: BURADAN 🍀 Biraz daha sakin olmayı öğrenmek, geçen sene olduğu gibi bu sene de baş misyonum olacak. Hayatın ben…
Günlerim o kadar yoğun geçiyor ki, çok sevdiğim bloguma hiçbir yazı ekleyemedim; oysa yılın en son ayındayız. Gerçi yeni bir yıla girmek çocukluğumda olduğu gibi artık yüzümü güldürmüyor. Takvimden eksilen her yaprak, ömrümüzden de alıp götürüyor. Kuzey büyüdükçe artık yavaş yavaş yaşlandığımızı kabul etmek zorunda kalıyorum. Yok kederli ya da üzgün değilim; nasıl keyifli bir…
Dün gece çok güzel bir gece geçirdim. Öyle güzel geçti ki, orada bulunduğum üç saatte dünyada başka hiçbir yerde bulunmayı istemezdim. Kadıköy’de hemen Oyun Atölyesi’nin çaprazında Mim Sanat Merkezi’ndeydim. Yanımda yakın arkadaşlarımdan biri ile önce acele bir yemek yiyip, sonra Mim Sanat Merkezi’ne doğru yollandık. Ünlü bir yazarla buluşmamız vardı, hem de tam 12 hafta…
Üstüme yapışıp bir türlü gitmek bilmeyen bu tembellik durumundan kurtulmam gerek artık! Yazılacak o kadar çok şey varken, elim nedense bir türlü klavyenin tuşlarına gitmiyor. Şimdi yazmaya çalışıyor olmam; artık bu döngüyü bir tarafından kırmak istememden sebep. Fena bir yaz da değildi üstelik. Bolca gezmeli, bolca eğlenmeli. Çok keyifli bir Toskana seyahati yaşandı mesela, anlatılmaya…





