Bologna’yı yazıyorum, endişeye gerek yok. Taslaklarımda bir günüm daha var nerdeyse. Bugün Cuma olduğu için çok mutluyum. Mutluluktan ne yapacağımı şaşırdım. Dün akşam Fransızca kursuna gittim. St. Joseph’de benim kurs. Daha ilk kurdayım. İkinci kurun başlayış tarihiyle benim tatillerim çakışıyor. İlk kurdan anladığım şu: Her hafta düzenli olarak derlere gitmek zorundasın, gittiğim dersleri bile anlamazken…
Kategori Arşivleri: Kategorilendirilmemiş
Ertesi sabah neşeyle uyandık. Evdeki kahvaltımızın aynısını burada da hazırladık. Tek eksiğimiz demleme çayımızdı. Kuzey için de tereyağlı ekmek, gevrek-süt, nutella ve domatesle işi kotardık. Kahvaltı günün en sevdiğim öğünü çünkü bana mutlu aileleri çağrıştırıyor. İçine ekmek parçası düşürülmüş reçeller, üstüne kekik serpiştirilmiş topraf kokulu domatesler, ağızda eritip giden peynirler ve sohbetle üst üste içilmiş…
Neptün’ün sırrını çözmek için yola çıkmaya hazır mısınız? Piazza del Nettuno ve Piazza Maggiore birbirine yapışık iki meydan. Adından da anlaşılacağı gibi Neptün Çeşmesi, Neptün Meydanı‘nın hemen girişinde. Vakti zamanında Floransa’da yapılacak olan Neptün Çeşmesi siparişini Giacomo Della Porto’ya kaptıran Flaman asıllı heykeltıraş Giambologna sonunda dileğine kavuşmuş, meydana ismini veren çeşmeyi yapma görevini kapmış. Bologna’nın…
Uçak yorgunluğunu üzerimizden atıp, yeni bir şehri keşfe çıktığımız fikrini bize tekrar hatırlatan otobüsten şehrin merkezinde indik. Birkaç dakika otobüs durağında durup etrafımıza bakındık. Üç kişinin eşyalarını tıkıştırdığımız bavulumuz da neredeyse bir adam boyundaydı ve ekinin bir üyesi gibi yanımızda dikiliyordu. Parke taşlı Maggiore Caddesi‘nin yanında uzanan porticoların altından yürüyerek, kiraladığımız…
Nasıl oldu bilmiyorum. Tatil nedeniyle evde herkes bir köşeye yayılmış, sevdiği şeylerle uğraşıyordu. Ben keyifle okuyup bitirdiğim Mandarinler kitabında işaretlediğim yerleri bir deftere geçmekle meşguldüm. Kuzey ödevlerini bitirdiği için i-pad’le oynama iznini babasından kapmıştı, mutluydu. Selçuk görevliydi. Bir süredir cep telefonumdan nedensizce aktaramadığım fotoğraflarımı bilgisayara aktarma görevi verilmişti kendisine; bizzat benim tarafımdan! Haksızlık etmeyeyim. İsteyerek…
Liseye başladığım yıllardı; öyle hatırlıyorum. Tarihleri bir türlü kafamda tam anlamıyla oturması gereken yerlere oturtamıyorum. İnsanın hayatını gerçek anlamda şekillendirdiğine inandığım okul yıllarımla ilgili net tarihler koyamıyorum sayfamın sağ üst köşesine. Yuvarlak bir tabağın içinde liseden mezun olduğum yılın yaşında gülümsediğim bir tabağa kopyalanmış fotoğrafın altında okulun adı ve mezun olduğum yıl yazıyor: 1992-1993 Mezunları….
Kendimden hiç memnun değilim. Bu aralar böyle hissediyorum. Geziyorum, gittiğim yerlere yeniden gidiyorum, görmediğim yerlere doğru yola çıkıyorum. Uzun kısa demeden trenlere biniyorum. Adı ne olursa olsun hangi yolun üstünden, yanından, yamacından geçersem geçeyim gördüğüm yerleri aklıma ve ruhuma bir daha fırsatım olmaz diye kaydetmeye çalışıyorum. Bazen geleceğin unutturacaklarından korkup, bir kafede oturup içinde olduğum…
Baharları severim, her ikisini de! Mayıs ayı fazlaca özeldir bizim evde. Benim doğum günümle başlar, evdeki tüm ahalinin doğum günleriyle devam eder. Amma ve lakin, havada toprak kokusunun olduğu sonbaharın yeri de ayrıdır. Ağaçlardan dökülen yapraklara, renklerine, yavaş yavaş bu dünyadan çekip gitmelerine ve yeniden doğma çabalarına hayran kalırım. Hava en sevdiğim kıvamındadır. Ne…







