Kategori Arşivleri: Kategorilendirilmemiş

Baltık Başketleri: Vilnius 2

Vilnius’da nereleri gezelim? Bir önceki yazıda anlattığım gibi Pilies Caddesi şehrin kalbinin attığı cadde. Bir diğer cadde de Gedimino Avenue. Biz ilk gün Pilies Caddesi üzerinde gezindik. Şehir merkezi o kadar küçük ki şehri hemen keşfediyorsunuz. Otelinizden ya da Turist Danışma Ofisleri’nden alacağınız bir harita ile şehrin önemli binalarını ve tarihi yerlerini keşfetmeniz mümkün.  …

İtiraf Ediyorum: Jaume Cabre

Hayata bakışımızı değiştiren, yaşamı anlaşılır kimi zaman da katlanılabilir kılan yegane şeylerin başında geliyor kitaplar. Ne zaman başka dilde konuşulan bir şehrin kitapçılarında gezinsem dilimize çevrilmemiş nice kitap ve yazar olduğunu görüp, biraz hüzünlenirim. Sanki dilimize çoktan çevrilmiş onca kitabı, hadi biraz daha dürüst olayım kitapçılardan toplayıp eve getirdiğim kitapların tümünü okumuşum gibi. Bir hayata…

Baltık Başkentleri Gezisi: Vilnius

Baltıklar’a gitmek Selçuk’un fikriydi. Uzun zamandan beri bu düşüncesini sesli olarak dile getiriyor, benden bir program yapmamı bekliyordu. İşin doğrusu nedense Baltıklar programını ben yapmadım. Daha doğrusu Selçuk uçak biletlerini alacağını söyledi. Bana düşen nereye kaç gün ayıracağımızı araştırıp ona cevap vermekti. Ben de biraz internet sitelerinde gezindim ve genel hatlarıyla bir plan belirledim. O…

Bunca yorgunluğa rağmen neden seyahat ederiz?

Bir haftayı geçen kavurucu bir İtalya tatilinden geri dönmüş, evde birkaç gün geçirip daha ne olduğunu anlamadan tekrar bizimle yola düşecek bavulumuzu hazırlamıştım. Bu sefer serin bir yere gideceğimiz için biraz sevinçliydim açıkçası. Her ne kadar çetin geçen her kışın ardından kışı küstürecek cümleler kursam da, yaz geldi mi de yazdan şikayet ediyordum. Serin bir…

Bir masal armağancısı: Arbil Çelen Yuca

Masa başı sohbetlerini hep çok sevmişimdir. Sandalye tepesinde oturmak koltukta oturmak kadar rahat değildir ama samimiyet içerir. Bir masanın başına ancak sevdikleriniz varsa geçersiniz. Yüzler hep birbirine dönük olur, gözleriniz karşınızda oturan gözlerin içine bakar. Bakışlar hep sıcaktır ve yalan söylemezler. Ben Arbil‘le bir masanın başında tanıştım ilk kez. Aynı masanın etrafına toplanmış birkaç kadındık….

Roma’da uyandığımız sabahlar…

Seyahatimizin ilk kısmında Roma var. Birkaç gün Roma’da kalacak, daha önce gezdiğimiz şehri bu sefer kendimizi fazla yormadan adımlayacağız. Haziran sonu itibariyle Roma’dayız. İstanbul’a yaz gelmedi ama buraya çoktan gelmiş. Şehir yanıyor desem yeri! Roma turistlerin en çok rağbet ettiği şehirlerden biri. Önceki gidişlerimde yazdıklarım blogda duruyor. Roma’nın kalbinde atan filmleri merak edenler varsa bu yazıyı okuyabilirler….

On bir yaşındaki bir çocuğun gezen anne-babayla imtihanı :)

Hiç çocuğunuzun gözünden dünyayı görmek istediğiniz oluyor mu? Bende çokça oluyor. Yol boyunca yanımda yürürken bazen gözlerimi üstüne dikip onu takip ediyorum. Elindeki fotoğraf makinesine etrafında gördüğü heykelleri sığdırmasını, sokak sanatçılarının her birinin önünde dakikalarca kalmasını, önlerinde duran para kutularının içine cebimizde ne kadar bozukluk varsa atmak için çırpınmasını izliyorum. Çocukla seyahat nasıl yapılır? Yeni…

Bir yolculuk güncesi: Procida Adası, Amalfi, Positano…

Yazacak bu kadar şey birikmişken ve üstüme çöreklenmiş tembellik varlığını keyifle sürdürüyorken konuya nereden gireceğimi, nereden başlayacağımı bilmiyorum. Yazmanın en iyi ilacı yazmak. O yüzden düşe kalka bir yerlerden başlayacağım artık. Çok gezdik, çok yer gördük. Çok yorulduk ve sonunda evimize döndük. Bavullar açıldı, yıkanacaklar ortaya döküldü, hafifleyen bavullar benim açımdan eylül ayına kadar dolaptaki…