Yaz güzel geçti. Uzun zamandır burada anlatıp durduğum Edinburgh gezisi anlattığım kadar uzun sürmedi. Bu güzel şehrin ardından Liverpool’a gittik. Beatles’ın şehrini çok sevdim. Sonra Manchester’da bir gün geçirdik. Sonraki gün Londra yolunda oğlanın gözünü boyamak için Oxford ve son olarak Londra! Bu saydıklarımın hepsi 7-8 gün süresinde oldu. Sonra evde tatilimize devam ettik. Ne…
Kategori Arşivleri: Kategorilendirilmemiş
Lan oğlum, üzülme diyorum kendime: Evet, tatil bitti. Her tatil biter ve yenisinin hayalini kurmaya başlarsın. Sağlık olduktan sonra her şey güzel olur sonunda. Ağızların tadı bozulmasın yeter ki, değil mi? İş başladı. İşteyken daha verimliyim. Bu sene çok uzun zamandan beri tatilimin iki haftasını evimde geçirerek kendi rekorumu kırmış bulunuyorum. Tuhaf bir şekilde…
Geçenlerde çiçek alışverişine çıktım. Elim kolum dolu eve geldim. Bu yaz etrafımın çiçeklerle dolu bir yaz olmasını umut ediyorum; sebebim bu! Çiçeklerin etrafında hangisini alsam diye dolaşırken bir çok çiçeğe elimi dokundurdum. Dokunmak olmazsa olmazım: Kitaplara dokunuyorum mesela, bulunduğu raftan çıkarmayacak olsam bile elimi kitapların sırtlarında gezdiriyorum. Sonra uzaktan gördüğüm ve daha önce hayalini kurduğum binalara,…
Güzel kitaplar okumak, neşeli filmler izlemek istediğim bir zamandan geçiyorum yine! Ne zamandır iş yerinden, masamdan kalkıp, canımın istediği yerlere gidemiyorum. Bir uçağa atlayıp ülke sınırını geçmek değil kastettiğim. Kadıköy’ün balık kokan sokaklarında yürümedim mesela nicedir, ya da kahveyle koyulaşan sohbetlerin sigara bulutu gibi dolaştığı kahvecilerin sokağına uğramadım. Aklıma ne zaman Kadıköy düşse, en son…
Yeni açılan alışveriş merkezi Akasya’daki D&R’ı çok beğendim. Yolumuz buraya düştükçe,-Kidzania sebebiyle sıklıkla düşüyor- D&R’a giriyor ve oğlum arkadaşlarıyla eğlenirken kitapçıda bol bol vakit geçiriyorum. Başka alışveriş merkezlerindeki zayıf kitap raflarına inat, burada aradığım birçok kitabı kolaylıkla bulabiliyorum. Frances Mayes’in ”Toskana Güneşi” isimli kitabını ise kitapçıda ilk gören ne yazık ki ben olmadım. Hangi kitapları…
Masamın üstünde ne var ya da masamın üstünde ne yok? Çalışma masam yeni! Daha önüne oturup gerçekten hakkını verecek kadar çalışamamış olsam da, yakın zamanda evimize geldiğinden beri onunla uzun saatler geçirmeyi hayal ediyorum. Hayallerim daha çok, artık çalışmayıp evimde oturup keyif çatabileceğim zamana gelip dayanıyor. Sen çalışmadan yapamazsın diyor etrafımdakiler! Bunun büyük bir yalan…
… demiş Virginia Woolf! Benim için de hayal kurmanın mevsimi geldi çattı. Nisan aylardan en güzeline gelmeden önceki aydır benim için! Bahar gelmek üzere ya, Mart’ın içimde yarattığı karamsar havayı unutmak üzereyim. Dışarıda her şey yüzünü güneşe dönmeye başladı. Tüm kış boyunca umutsuzca izlediğim kuru dallar, umutsuzluğuma inat yeşillenmeye başladılar. Önce inanamadığım tomurcuklar geldi yerleşti…
Ah Berkin! Buradan yazmam böyle şeyler ya, acımı yaktın da gittin be çocuk! Gittiğin yer ışıkla dolsun! Allah anana babana sabır versin. Affet bizi!








