ROMEO VE JÜLYET’İN ŞEHRİNE KEYİFLİ BİR YOLCULUK
![]() |
| Erbe Meydanı-Meşhur Caffe Filippini |




Şehri inanın anlatmama gerek yok, biraz kente ayrılacak zaman ve sunacağınız hoşgörü ile Verona sizi alıp tüm gizli sokaklarına, tüm meydanlarına alıp götürüyor. Erbe Meydanına doğru ilerlerken Jülyet’in evi bir selam çakıyor size… Sağlı sollu sıralanmış pastaneler, hediyelikçiler derken, meydanı çevreleyen restaurantlarıyla Erbe meydanında buluveriyorsunuz kendinizi. Sıcak, küçük ve samimi… Buranın büyüsüne kapılmamak, burada kısa bir süreliğine bile olsa çöreklenip etrafın akan giden huzuruna kapılmamak elde değil!
![]() |
| Erbe Meydanını serinleten romantik çeşme |
Meydanın orta yerindeki küçük havuzun suyunda oynayan çocukların neşesine ortak olmak istiyor insan; ayakkabılarını çıkartıp, küçük ayakların yanında serinlemek.
![]() |
| Dante |
Burası inanın büyüleyici…
Erbe Meydanından şöyle az biraz uzaklaşacak olsanız karşınıza kocaman bir heykel dikiliyor, hemen başka bir meydanın ortasında. Beatrice’e olan aşkını anlata anlata bitiremeyen Dante.
Romeo’nun evi bugün özel bir mülkiyet. Etrafı kale surları gibi yüksek duvarlarla çevrelenmiş, içinin nasıl olduğunu hayallerime teslim eden bir ev… Hayal kurmayı seven biri olarak benim için sorun yok.
Bir gün önce gördüğüm Jülyet’in balkonuna biraz bencil bir plan yapıp, ertesi günün ilk ışıklarıyla beraber gidiyorum. Bu tatilde bize eşlik eden bir oğlan çocuğu olduğundan, onu yatakta babasıyla beraber bırakıp, kendi adımlarımı dinleyerek düşüyorum yola. Yalnız olmanın keyfi de bir başka güzel. Jülyet’in evine az kala, yolun üstünde bana gülümseyen pastaneye girip adını bilmediğim sabah atıştırmalarından alıyorum kendime yanında bir kahveyle beraber… Yaşadığım keyfi sonuna kadar götürmekte kararlıyım. Az sonra Jülyet’in balkonuna çıkacak, damağımda titreşip duran az önceki enfes lezzetle beraber romantik hayallere dalacağım yerde şöyle düşüneceğim.
” Hay Allah, şimdi bu balkonda benim fotoğrafımı kim çekecek peki?”
Tek başına Jülyet’in romantizmini paylaşmanın da elbet bir bedeli olacak diye düşüneceğim.
– Hayır, kimsenin benim fotoğrafımı çekmesini istemiyorum. Böyle bir karenin, insanı seven bir yürekten çıkması gerektiğini düşünüyorum. (kimbilir belki de orda oturan yaşlı görevlinin asık suratı bana böyle düşündüren)
Kaldı ki balkonun altında oğlum tarafından çekilmiş koca kişisinin ve benim gayet titrek fotoğraflarımız var. Tatilin ilk günü sebebiyle oğlan daha olayı kavrayamamış vaziyette ama fotoğrafları çekmekte ısrarcı.
Şimdi çok yazı yazmayayım diyorum. Biraz fotoğrafla sizi hemen Verona ile tanıştırıvereyim.








Blog yazılarımdan e-posta ile haberdar ol