Paris’te nerelere gitsek?

Paris ile ilgili anlatılabilecek şeyler bence Paris’in sizin için ne anlam taşıdığı ile doğru orantılıdır. İlk kez gidecekler için Paris’te gezilecek yerler, Paris’e daha önceden gidip oraya gönül verenlerle aynı değildir diye düşünüyorum. (Tabii bazı yerler var ki ne kadar giderseniz gidin her gittiğinizde yine görmek istersiniz.) Benim için Montmartre, ki çok sevdiğim kahramanım Amelie’nin yaşadığı ve sokaklarında gezindiği yerdir, vazgeçilmezlerim arasındadır.
İzlediğim filmler arasında ”Paris Je Taime” filminin yeri ayrıır. Zaman zaman Paris özlemim depreştiğinde hemen arşivden çıkarır, tekrar izlerim. Bu gittiğimde ”Paris Je Taime” diye bir kitap gördüm. Ne yazık ki taşıma sorunu yüzünden alamadım ama bir sonraki ziyaretimde edinmeye çalışacağım. Kitapta filmdeki hikayelerin geçtiği mekanlar anlatılıyor. Film eşliğinde, farklı bir gezi rehberi niteliğinde… Ben beğendim, söyleyeyim dedim. Zaten Paris kitapçıları bu tarz rehber kitaplar konusunda inanılmaz geniş bir arşive sahip, fiyatlar da son derece makul yani İstanbul’daki fiyatlarla kıyas kabul etmez. (evet bu derece fark var fiyatlarda)
İlk kez gidecekler için Eyfel Kulesi, Champs Elysees, Sacre Coeur Katedrali, Notre Dame Kilisesi, Arc de Triompe herhalde ilk bakışta sayılacak temel gezilecek yerler arasında. 
Bu şehri gezen arkadaşlarım arasında Paris’i hiç sevmeyenler olmuştu. Ama eğer siz gider ve severek geri dönerseniz eminim bir daha yolunuz kesinlikle Paris’e tekrar düşecektir. Sonraki gelişlerde inanın hep daha farklı maceralara, farklı bakışlara neden olacaktır.
Geçen gün eşim okuduğu bir makaleden bahsetti bana. Makale Paris’in görünmeyen yüzünden bahsediyordu. İki milyon ayrıcalıklı insanın yaşadığı sınırları görünmez çizgilerle çizilmiş ana Paris’in dışında, turistlerin hiç uğramadığı ama altı milyon Parislinin yaşadığı görünmez, başa çıkılamaz, çirkin Paris….
Bizler tabii ki gittiğimiz ve Paris’i yaşadığımız kısıtlı zamanlar içinde banliyölere uğramayı tercih etmediğimiz için göremiyoruz ve açıkçası ne kadar görmeliyiz onu da bilmiyorum. Benim gördüklerim arasında her gün sabah erkenden kaldırım kenarlarındaki deliklerden suların akarak caddelerinin yıkandığı bir Paris var ve bu sular her gün tekrar arıtılarak tekrar kullanılıyormuş. (Ben kısmen gördüklerimin, kısmen de duyduklarımın yalancısıyım :))

Marais’de nereleri gezmek mümkün?

Mesela Marais içinde farklı dokular bulunduran Paris’ın en güzel bölgelerinden biridir. Daha önce bataklık bir alan olan Marais, bugün çok güzel müzelere ev sahipliği yapmaktadır. Kelime anlamı olarak ”Le Marais” bataklık anlamına gelmektedir. Çok sayıda Yahudi ve Cezayirli burada ikamet etmektedir. Sokaklarında bol miktarda falafel satan dükkanlar vardır. Bunun yanında çok lüks butikleri de görebilirsiniz. Marais de mutlaka görülecekler diye bir liste yapacak olursak Musee Picasso, Musee Carnavalet ve Place des Vosges ilk sıralarda yer alır. Ünlü Fransız yazar Victor Hugo’nun evi de bu bölgede yer almaktadır. Victor Hugo, 1832-1848 yılları arasında ölene kadar bu evde yaşamıştır. Evi, 1902 yılında müze haline getirilmiştir ve Fransız yazarlar arasında evi müze haline getirilen ilk edebiyatçıdır. Bugün Victor Hugo’nun mezarı Pantheon’da bulunmaktadır. (Metro:Bastille, 6 Place des Vosges)

Blog yazılarımdan e-posta ile haberdar ol

Yorum yazmak için tüm yorumların altındaki alanı kullanabilirsiniz.

Paris’te nerelere gitsek?” yazısında 7 düşünce

  1. gülin diyor ki:

    Özlem Hanım Merhaba,
    Gezi izlenimlerinizi paylaştığınız için teşekkürler,Kısmet olursa benelüx turuna katılacağız,pariste özellikle parfüm almak için önerebileceğiniz bir yer var mı?5 yaşında oğlumuz var,serbest zamanda disneyland'a gitmeyi önerir misiniz?teşekkürler…

    • Özlem Öztürk diyor ki:

      Gülin Hn,
      Merhabalar,
      Benelüx turunda çok keyifli vakit geçirmenizi diliyorum öncelikle. Ben şimdiye kadar hiç Paris'ten parfüm satın almadım; parfüm alışverişini her zaman gümrüksüz bölgeden yapıyorum. Hatta Atatürk Havaalanından çıkış yapacaksanız, en ucuz ve çeşit orada! Dönüşü bile beklemeyin derim:)
      Oğlunuz çok küçükmüş daha:) Bir kere gidecekseniz bile, haftasonuna denk getirmemeniz size ilk tavsiyem olur. Çok kalabalık oluyor ve oyunların hepsinin önünde uzun kuyruklarla karşılaşıyorsanız. Eğer Paris'te kalış süreniz çok azsa ve size Paris'in keyfini sürecek vakit kalmıyorsa yine Eurodisney'i düşünmeyin derim. Çünkü bir günlük bir aktivite oraya gidip, gelmek. Oğlan orada nelere binebilir derseniz. Çizgi film kahramanlarının evinde Mickey ile ve diğer kahramanlarla tanışabilir:) Biraz daha mı büyüse sanki? Çok fenayım di mi? Benim oğlum sömestr de gittiğimizde çok üşümüştü ve oyuncakların çoğu onun için çok korkutucu gelmişti. Gittiğimizde 8 yaşındaydı. Aradan az bir zaman geçti, şimdi Eylül'de biz de orada olacağız ve pek Eurodisney lafı etmiyor:)
      Umarım yardımcı olabilmişimdir. Size çok keyifli bir Paris diliyorum.Sokağa karşı bir kafede oturup,mis kokulu bir kahve içmeden dönmeyin:)

    • gülin diyor ki:

      Sevgili Özlem Hanım,
      Cevabınıza teşekkürler,eurodisney için öneriniz çok mantıklı geldi…Siz ve ailenize şimdiden iyi yolculuklar ve eğlenceler…

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir