8 Şubat 2014 Cumartesi

Paris'te yapacak ne çok şey var!

Bir hafta sonraki yolculuğa hazırlanmaya başladım elbet! Elizabeth Bard'ın Paris'inde gezilecek nereleri var?
Tatil bittiği için üzülüyorum; ama yetti.
Kendimize geldik, dinlendik.
Şimdi bir hafta sonra içinde olacağım uçağın ve varacağım şehrin hayalini kuruyorum.

Hava durumuna bakıyorum; pek iç açıcı değil.
Paris soğuk!

  • Kalın ama hafif bir mont alacağım bu durumda yanıma mecburen. Hayalini kurduğum gibi hafif kıyafetlerle arz-ı endam edemeyeceğim caddelerde. Yine uzun yürüyüşler yapacağım. Sevdiğim sokaklarda fazladan tur atacağım. Biliyorum ki Marais'nin altını üstüne getireceğim. 
  • Kırtasiye alışverişi için gözümü açık tutacağım. Listemdeki kırtasiyeleri tek tek gezeceğim. 
  • Gittikten sonra size anlatmayı düşündüğüm şu Cezayir Pastanesi'ne gideceğim. Tatlımın yanına çay söyleyeceğim. 
  • Angelina'ya yine uğrayacağım ama bu sefer başka bir yere de şans vereceğim. Bakalım bu gittiğim yeni yer Angelina'nın pabucunu dama atacak mı?
  • Hemingway'ın dolaştığı sokaklardan bir kez daha geçeceğim. Mavi kapılı evinin açıldığı meydanda yemek yiyeceğim. Hemingway ile James Joyce'un birbirlerine ne kadar yakın oturdukları hakkında bir konuşma açacağım. 
  • Sonra Selçuk'a Ulyyess'i okuyacağım dediğini hatırlatacağım. Kitabı okuyup bitirirse bu başarısı karşılığında bana attığı havaları haklı bulup görmezden geleceğim. Mecburen o okuduğuna göre, bende kitabı okumaya başlayacağım.
  • Rodin'in evine gideceğim. 
  • Pere Lachaise'e gitmeyen arkadaşımla tekrar Pere Lachaise'i gezeceğim. 
  • Bir daha Boeuf Bourguignon yiyeceğim. Julia&Julie'yi tekrar hatırlayacağım. Meryl Streep'i ne çok sevdiğimi düşüneceğim. Dönüşte bir daha filmi seyretmeliyim diye defterime not düşeceğim.
  • Hayatım ben böyle Paris'e gelip giderken geçtiğini fark edip, ''Topla pılını pırtına gel işte, hem okul parası vermekten de kurtulursun'' diye telkinlerde bulunacağım. Sonunda diyeceğim ki, ''Paris, seni uzaktan sevmek aşkların en güzeli!''
  • Burada yaşasam Montparnasse'da mı otururdum yoksa St. Germain'de mi sorusunu milyon kez olduğu gibi yine düşüneceğim. Cevabı bildiğim halde aynı soruyu tekrar tekrar kendime sorup nasıl bir haz aldığım konusunun sosyologlar tarafından incelenmesini isteyeceğim. 
  • Paris kafelerinde sanki zamanım çok bolmuş gibi oturup saatlerce kitap okuyacağım. Etrafıma bakınca havaya gireceğim, bir sigara yakayım diyeceğim. Yine yakmayacağım.
  • Shakespeare and Company'ye ve oradan da Abbey Bookstore'a uğrayacağım. Her gidişimin anısına aldığım kitaplarıma bir yenisini daha ekleyeceğim. 

Lisyte böyle uzayp giderken, ben hayallere durmaya ve maddeler eklemeye devam edeceğim.

5 yorum :

  1. Ah, Paris, Paris... Ben de Hemingway'i hatırlamıştım... http://leylekxelife.blogspot.com/2013/09/a-moveable-feast.html

    YanıtlaSil
  2. Bilinçli gezgin.. Nerelere gideceği planlamış bile.. Sanki memleketine gider gibi:) biliyorum Paris ikinci adresin.. Iyi tatiller diliyorum sana.. Seninle gezmek için gezi yazını bekliyorum..

    YanıtlaSil
  3. hiç üzülme hava durumuna, biz gezmeyi sevenleri hiç birşey etkilemez. iyi yoculuklar şimdiden..

    YanıtlaSil
  4. Bir de soğan çorbası içilmeli bence Paris'in soğuğunda çok iyi gider...İyi tatiller şimdiden:)

    YanıtlaSil
  5. off Özlem ya kıskanıyorum desem olmayacak
    valla kıskanç biri değilim ama çook özendim diyim bari ay aman ne desem bilemedim işte:))
    Neyse sen güzel güzel gez sonrada bize anlat olur mu?
    İyi yolculuklar bol güneşler diyeyim ama yağmurda Paris'e pek bir yaraşır...

    YanıtlaSil