Bugün kendin için ne yaptın ey blogger? “Bütün gün başı kesik tavuk gibi etrafta dolandım durdum.” diyeceğim demesine de tam da böyle olmadı. Gün içinde hep masamın başındaydım ve hep bir şeyler yapmayı planladım. Aklımda onlarca düşünce; neresinden başlasam bilmiyorum ama elimi nereye atarsam da orada kalıyorum. Bir türlü yapmak istediklerimde sonuca ulaşamıyor ve gittikçe telaşa…
Kategori Arşivleri: Sevdiğim Kitaplar
Çocukluğumun mutfağa dair en tuhaf hatırası babaanneme ait. Babamla babaannemin yanına, köye gittiğimiz ilk yalnız seyahatimizdi. Köyün toprak yolundan yürüye yürüye girip de babaannemin bahçesine yaklaşınca babam yorgunluktan bitap bana dönüp şöyle demişti: “Bak babaannen, Karşıdaki yamaçta!” “Babaanne, babaanne!” diye sesimin çıkabildiği kadarıyla bağırmıştım. Yuvarlana yuvarlana inmişti babaannem bulunduğu yerden. Onca yorgunluğu üstünde taşıyan, yolda…
Yazmaktan, okumaktan, sanırım en çok da Hemingway ve onu anlatan kitaplardan bahsedeceğim. Hemingway ve yazarın Paris’i en çok merak ettiğim konuların başında geliyor. Zaman zaman bir kitabı okurken, “Blogda bu kitaptan mutlaka bahsetmeliyim.” diye geçiriyorum aklımdan. Anlatmaya değer öyle çok şey oluyor ki kitabın içinde, dile getirmeden yitsin istemiyorum. Sonra işin, gücün, telaşın içinde ya…
Paris Bir Şenliktir kitabı benim başucu kitaplarımdan biri. Her yeni yıl sabahı bu kitabı okuyorum. Senenin iyi geçmesi ve sevdiğim şehre daha sık gitmem için adını koymadan tuttuğum bir dilek bu. Aileyle birlikte geçirilmiş bir gecenin ertesinde herkes daha yataklarındayken kalkıyor, parmak uçlarıma basarak mutfağa gidiyor ve çayı ocağın üstüne koyuyorum. Birkaç dakika sonra suyun…
Paris’e giderken yanıma aldığım, Alberto Manguel ve Okuma Günlüğü isimli kitabı sehpanın üstünde duruyor. Yazar bilmem kaçıncı yaş gününde eskiden okuduğu ve hayatında yer eden on iki kitabı tekrar okuyup, notlar almaya karar veriyor. Şöyle düşünüyor: Her ay bir kitap okusam ve okuduklarım hakkında notlar alsam, bu arada gittiğim yerleri ve yaşadıklarımı da yazılarıma eklersem…
Her kitabın okunacağı özel bir zaman var. IKEA’dan alınma kitaplıklarımızın içinde, çalışma masasının üstünde, salondaki köşe sehpada okunmayı bekleyen onlarca, yüzlerce kitap var. Evde bunca okunmamış kitap varken kitap almaya devam ediyorum. Bazı kitaplar sıcak yaz günlerini, bazıları ılık bir eylül sabahını, kimisi de lapa lapa kar yağan bir kış gününü bekliyor. Kimi kitapların ilk…
Çok sevdiğim bir kadından ve belki de en sevdiğim kitapların birinden bahsedeceğim size. Patti Smith ve müthiş anı kitabı M Treni. Bu kitap benim başucu kitaplarımdan biri. ”Siyah çayın kokusu Oz’daki gelincik tarlaları gibi bir etki yaratıyor, insanı sersemletiyordu sanki.” …
Stephen King’in yazmanın püf noktalarını okurlarına anlattığı kitabını okuyunca tabii ki aydınlanmadım. Yazarın kendisinin de söylediği gibi öyle bir şey yok zaten. Yazma aşkı ile tutuşanların hevesle okudukları bu kitapların en güzel yanı çok ünlü yazarların da zor yollardan geçtiğini, çok çalışarak ve yılmayarak bu işin üstesinden geldiğini öğrenmemiz. Stephen King de şöyle diyor zaten: Başkaları…








