Kategori Arşivleri: Yurtdışı

Franfurt’tan Idstein’a uzanan bir yolculuk.

Dün gece geç bir saatte vardım evime elimde ev ahalisini sevindirecek ufak tefek hediyeliklerle. Her zaman sevmişimdir dönüşlerde evde bekleyenlerin yüzündeki mutlu ifadeyi. Birkaç gün bile olsa ayrı kalınan, kavuşmanın güzelliği yoktur bence başka hiçbir şeyde. Ah içi kirli çamaşırlarla dolu olsa bile, bir de bavulları talan etme durumu vardır ki… Bazen küstürür, bazen güldürür….

Amsterdam…

Amsterdam hakkında benden de bir şeyler olsun diye bilgisayarın başına oturdum. Ben bu şehirde çok mutlu oldum. Ünlü meydanlarında, ünlü müzelerinde dolaştım, kafelerinde oturdum, avucumda tuttuğum sımsıcak kahveleriyle hem ellerimi ısıttım hem de yüreğimi. Oturun bir kafeye, bırakın kendinizi ve seyre dalın etrafınızı. Havanın soğuğuna karşılık, kuzey insanının gülümseyen yüzü ısıtır sizi… Bu yüzdendir ki bu soğuğa…

Amsterdam Gezi Günlüğü

İnsan hep aynı hızla yürüyemiyor önündeki yolu. Bazen yavaşlıyor, bazen hızlanıyor, bazen önündeki yokuşlar dümdüz geliyor gözüne, bazen de dümdüz yollar engebe. Zaman da böyle akıp gidiyor işte. Elinde olmadan sorguluyor insan kendini ya da gün geliyor ipin ucunu koyverip bırakıyor. Doğru ya da yanlış yok bu hallerde diye düşünüyorum. Bazen içimde bir enerji ne…

Brugge 6: Gece bambaşka bir güzelliğe bürünen Brugge….

Ev taşıyacağım diye internetten ve diğer her şeyden kopan tembel Özlemden daha önce yollamayı düşündüğü ama bir türlü yollamayı beceremediği gece Brugge fotoları:)))        

Brugge 5: Brugge’de çay keyfi ve Michelin yıldızlı bir restoran.

Brugge’de geçirdiğimiz son gün hava yağmurlu. Yürümemize engel bir durum yok ama ara ara yağmur damlaları yüzümüzü okşuyor. Avare avare geziyor, İstanbul yorgunu bünyemizi dinlendirmeye çalışıyoruz. Brugge bizim harita kullanmadan şimdiye kadar gezdiğimiz tek şehir. İnsanın kaybolma ihmitali yok. Ara sokaklardan birinde ”Prestige”isimli bir pastaneye rastlıyoruz. Burası gizli kalmış romantik bir çayevi. Duvarlarını üzerinde bahar…

Brugge 4: Çikolata Günleri..

 Brugge dört bir köşesinden yayılan çikolata kokularıyla hem insanın gözüne hem de midesine hitap eden miniminnacık bir şehir.Şimdi Bruggeden çikolata manzaraları…   Çikolatadan yapılmış sıra sıra Noel Babalar da yeni yılı karşılamaya hazırlanıyorlar.       Çikolatada gelinen son nokta budur heralde:)

Brugge 3: Yolda…

  Brugge de kaldığımız oteli şimdiye kadar kaldığım en güzel oteller listesinde 1.sıraya yerleştiriyorum.   Brugge’ün dokusuna, tarihine eşlik etmiş, Brugge’le beraber yıllanmış bir Ortaçağ binası…Odanın tavan yüksekliği beş metre vardır diye tahmin yürütüyorum. Kocaman kristal taşlarla süslü, görkemli bir avize tavanın ortasından kendini odanın boşluğuna salıvermiş. Avrupa şehirlerinde -özellikle Paris- kalmaya alışık olduğum ve…

Brugge 2: Brugge’den geriye ne kaldı?

Brugge Gezisi Notları blogda başlamak üzere. Hazır mısınız? Brugge’e yağmurun yağmadığı ama gökyüzünün yağmur öncesi griliğine büründüğü bir akşam üzeri vardık. Uçağımız Brüksel’e indi. Sonra havaalanından hemen bir trene atlayarak ”Gent” aktarmalı olarak her istasyonda duran üç vagonlu, tanıdık banliyö treni tarzında bir trende bulduk kendimizi. Trenin kendine has ilerlemesiyle Brugge’e vardık. Sırtımızda çantalarımızla bavulsuz seyahat…