JÖRNTORGET Akşam saat 20:30 Gamla Stan’da Jörntorget’teyiz. Meydana bakan bir kafede oturmuş, gelen geçeni seyretmekteyiz. Meydanın tam orta yerinde bir tulumba var, nedense her meydanda var. Etraf çok kalabalık. Güzel İskandinav kızları, yanlarında en az üç çocukla arz-ı endam etmekteler. Etsinler valla, hakediyorlar. Boy desen boy, güzellik desen güzellik. Yanlarında sıra sıra çocuklar var. Hayatlarının…
Kategori Arşivleri: Yurtdışı
Stockholm Gezi Notları… Stockholm seyahati başlıyor. Öğleden sonra nihayet Stockholm’e varıyoruz. Havaalanına önceden gitme, uçağın kalkması, dört saat süren yolculuk, havaalanı polisine pasaportu damgalatmak, valizi, –sadece bir sırt çantası dahi olsa- valiz kuyruğunda bekleme, çıkış, otobüse binerek şehre ulaşmak, otel derken öğleden sonrayı buluyoruz. Zaman bizi dinlemiyor tabii ki. Kimi dinlemiş ki zaten şimdiye kadar,…
Barselona’dan döndüğüm günden beri, yeni bir yere gitmeye dair hayallere dalmamı gerektirecek kadar uzun bir zaman geçmemesine rağmen, hâlâ benim Barselona’mla ilgili yazmak istediklerimi tamamlayamadım. Bu durum, Katalan şehrinin bana verdiği rehavet duygusundan mı, yoksa İstanbul’a gelir gelmez, ister istemez hemen içine düştüğüm kargaşadan mı bilinmez, bir türlü son noktayı koyamadım yazacaklarıma. Hiç hesapta olmamasına…
‘‘La Baqueria”dayım. Barselona’nın La Ramblas caddesi üstündeki meşhur pazarında. Açık olmasına bu saatte imkan vermediğim, pazarın hemen sağ tarafındaki köşede yıllarını doldurmuş küçük bara ulaştım sonunda. O kalabalık köşenin etrafını çevreleyen insanların yemeklerini bitirip kalkmasını ve en azından iki taburelik yer bulabilmeyi umuyor ve bekliyorum. Ben mutluyum ama içimde hafif bir korku. Sadece ben burada…
Antoni Gaudi tarafından tasarlanmış, yapımına 1904 yılında başlanmış ve 10 sene sonra 1914 yılında bitirilmiş Park Güell’e doğru yürüyoruz. Bizim otobüsten indiğimiz noktadan parka ulaşmak için yürüdüğümüz yolda turistik her çekim noktasında olduğu gibi bolca hediyelik eşya satan dükkan var. Bu sokağı dik kesen dar sokakların iki tarafı yine ağaçlandırılmış. Bu park,1923 yılında şehir halkının…
”Sokakları ağaçlarla donatılmış bu şehir beni bu haliyle şaşırtıyor. Yeşil, Barselona’yı tanımlamak için en doğru renk. Balkonların hemen hemen hepsinden çiçekler sarkıyor. Yemekleri ayrı bir keyif. Bu kadar lezzetli tapasları deneyip, çiçek sarkan balkonlarını görünce hemen hayal kuruyorum. Balkonda oturuyorum, tapasımın yanında çayımı yudumluyorum. Ne fantezi ama değil mi? Hem belki Almadovar balkonun altından geçerken…
“Barselona’ya Yolculuk… Sabah erkenden İspanya’nın nefis şehri Barselona için ola çıkıyoruz. Güzel restoranlar, takas ve Cava için hazırız. Şimdi pencerelerinden çamaşırların rüzgarda salım salım sallandığı sokakları gezmenin vaktidir benim için.” İstanbul’un 7/24 yaşayan bir şehir olduğuna inanıyorum artık. Günün herhangi bir saatinde karşıma çıkan trafik sorunu benim için kanıksanmış bir durum. Beni şaşırtmıyor ya da kızdırmıyor….
Birden fazla uğradığı şehirlerde insanı ayakları hep aynı yerlere götürüyor gibi geliyor bana.Yılların ritmine alışmış cefakar bacaklar,alışıldık adımlarla sizi alıp götürüyor aynı bilindik yerlere.İşte sanırım bu sebeptendir ki benim de Frankfurt’a her gittiğimde soluklandığım yerler hemen hemen aynıdır.Eğer şansım varsa ve daha önce gittiğim bir yerde keyifle tekrarlayabiliyorsam yediğim yemeğin aynını,sanki gelip geçen bir yolcu…






