Kategori Arşivleri: Yurtdışı

Edebi New York’a buyrun!

Gitmeden önce uzun uzun hazırlık yaptım. Şehre gidince nereleri gezecektim? Hem telaş etmeden bir on beş gün geçirmek istiyor, hem de hiçbir şeyi kaçırmadan geri dönmek istiyordum. Kitapları, yazarları, edebiyat kokan binaları çok sevdiğimden internette biraz araştırma yaptım. Google’a ”Edebi New York” diye yazdım. Karşıma nefis bir blog çıktı. Yeni Zelanda’lı bir genç kız yollara…

Ömrümde gördüğüm en güzel müzelerden biri: Morgan Library

Morgan Library ömrümde gördüğüm en güzel müzelerden biri. New York’un merkezinde özel bir kütüphane. Bir insanın kitaplara olan tutkusunun kanıtı. Ah kitaplar…New York seyahatime en çok kitapçılar damga vurdu. Bunun böyle olmasının dışında bir şey de düşünülemezdi zaten. Çünkü küçüklüğümden beri kitapları çok sevdim. Kendimi evimde hissetmek için her gittiğim yerde kitapçı gezmem belki de…

Her gidişin bir dönüşü var.

Eve döndük. Bir seyahat daha bitti. Aslına bakılacak olursa bu benim bir şehirde yer değiştirmeden en uzun kalışım oldu ve her dakikasından çok keyif aldım. Şaşırtıcı bir şekilde devamlı fotoğraf çekip durmadım. Kendimi şehrin akışına teslim ettim. Saatlerce yürüdüm, bir yanıma gökdelenleri alıp şehri keşfettim. Central Park‘ta ağaç gövdelerine sırtımı yasladım, çimlere yattım, uzun uzun…

Elmadan bir ısırık: New York

New York Konaklama Yazısı: Bu yazı en büyük hayallerimden ve mutluluklarımdan birinin yazısı. New York’ta on beş günlüğüne bir ev kiralamak ve ucundan da olsa kendini bir New Yorker gibi hissetmek. Manhattan’da küçücük bir ev kiraladık. 72.Caddede, Central Park’ın hemen yanı başında. Bir arka sokağımızda Doğal Tarih Müzesi var. Selçuk günlerce internet üzerinde bir ev…

New York Günlüğü: Barnes & Noble

New York Günlüğü İtiraf etmem gerekirse uzun zamandır böyle bir anı hayal ediyordum. New York’a gelecek, Barnes and Noble’da bir masaya oturacak, kahvemi alacak ve duvarlarda resimleri olan edebi kahramanların karşısında yazı yazacaktım. Öyle deftere falan yazmayı da hayal etmiyordum açıkçası. Bütün yazarlar nasıl bir kafede oturup, bilgisayarlarının karşısında yazıyorlarsa öyle yazacaktım. Her şehrin bir…

Paris özlemi yüreğinize çöreklendiğinde yapmanız gereken 9 şey…

Seyahat deyince aklınıza ne geliyor? Sadece yaşanan birkaç günlük mutlu anlar mı, yoksa seyahatin ardından peşinizi bırakmayan özlem dolu dakikalar mı? Bir kere yola düştün mü hep gitmek, hep yolda olmak istiyorsun. 🌍”Paris bir Şenliktir” değil mi? Bunu hepimiz biliyoruz. Hemingway yıllar önce bize bu şehrin sırrını verdi. 1940’ların Paris’ini, restoranlarını, bistrolarını, yazı yazdığı küçük…

Çocuklarla Paris’te mezarlık gezmesi: Pere Lachaise

Sevdiğim insanların Paris’i sevmeleri için elimden geleni yapıyorum. Hele ki çocuklar. Her Paris’e gittiğimizde Kuzey’e ısrarla sorup duruyorum: ”Paris’i sevdin değil mi?” Bazen sesi istediğim şenliği taşımıyor. O zaman duymayı dilediğim cevabı almak için üsteliyorum. ”Ne yani sevmedin mi Paris’i?” Geçen ay Paris’e gittiğimizde Dubai’de yaşayan arkadaşlarımızda tatillerinin üç gününü bize ayırdılar. Biz İstanbul’dan Paris’e…

Biten bir Paris seyahatinin ardından…

     Bir Paris seyahatinin daha sonuna geldik. Güzel günler hemen geçiyor, değil mi? Bir haftalık tatilin sonunda, ”Bu tatil bana yetmedi.” diyen bir Özlem, ”Bence tam tadındaydı, artık eve dönelim.” diyen bir Kuzey, ” Tamam, sıcak bir havada birkaç günlüğüne tekrar seni Paris’e götürürüm.” diyen bir Selçuk vardı. Hava buz gibiydi, güneş arada sırada…