İşte New York Kitapçıları : Kitap ve kitapçı severler için çok güzel bir yazı bu. Hem gezerken hem de yazarken çok keyif aldım. New York’ta karşıma çıkan her kitapçının kapısından içeri girdim. Renkli renkli kapılar vardı önümde. Utanmaz bir kırmızıya bürünmüş olanında kalbimin bir kenarını bıraktım; üstünde çocukluk kokusuna benzer bir koku taşıyordu. Bir tanesi…
Kategori Arşivleri: Yurtdışı
Paris’in Gizli Kalmış Yerleri. Keşke çıkmaya ne dersiniz? “Paris’i ilk kez ziyaret edecekler için mutlaka gidin!” denilecek yerleri hepimizi biliyoruz artık. Azıcık toparlamak gerekirse Eyfel Kulesi’nin mutlaka tepesine çıkılmalı, Champs Elysees’nin geniş kaldırımları boyunca yürünmeli, Ladurée’de bir kahve eşliğinde birkaç makaron yenilmeli, kasa önündeki uzun kuyrukta beklenip eşe dosta götürmek üzere ince bir zevkin ürünü olan…
Benim gibi birilerinin kafasından da Oxford’da okumuş olma hayali geçmiş midir? Hiçbir zaman Oxford’da okuyacak kadar çalışkan bir öğrenci olmadım. Kaldı ki Oxford’da gidebilme hakkını kazanacak kadar başarılı olsaydım da gidip o yaban ellerde yaşama ve okuma şansım olamazdı ne yazık ki. Şimdilik bu gençlik hayalimi bir köşeye bırakayım. Bu aralar geçmişe dönük hayallerim çok…
Hemingway’in Paris’i her Paris’e gittiğimde yaşamak için çaba sarfettiğim bir gezi rotası. Bir zamanarın peşine takılıp geçmişi adımlıyorum. Hayal kurmak benim işim. İnstagramda Paris’e gideceklere tavsiye dağıtıp duruyorum. “Özlem, Paris’te nerelere gidelim, nerelerde yiyelim?” diye soranlara da cevap veriyorum, hiçbir şey sormayanlara da. Öyle bir ruh hali içindeyim ki Paris lafını duyar duymaz hemen konuşmanın…
Küba Gezisi… Fidel Castro ölmeden Küba’ya gitmek… Küba seyahat ve gezi notları… Küba’da fırtına mevsimi… Gitmeden önce biraz söyleniyorum. Muhtemelen Küba ömrümde bir kez ayak basacağım bir ülke ve olası bir fırtınanın beni bir otelin lobisine tıktığını düşünmek bile istemiyorum. “Yine aynı şeyi yaptık,” diye söyleniyorum Selçuk’a. İnsan gideceği yerde hava nasıldır diye bakmadan, gitmek…
Bazen yazmak için nereden başlayacağımı bilemiyorum. Çoğu zaman bir yerden başlayıp birkaç paragraf sonra yazdığım ilk paragrafı siliyorum. O zaman yazdıklarım bir şeye benziyor. Yine aynı ruh hali içindeyim işte. Pazar gecesi Barselona’dan döndüm. Kızlarla uzun bir hafta sonu oldu. Yedik, içtik, dolaştık, birbirimize takıldık. Hepimiz ayrı tellerden çalıyor ama işin keyfini çıkarıyoruz. Tatilin en…
Paris’e giderken yanıma aldığım, Alberto Manguel ve Okuma Günlüğü isimli kitabı sehpanın üstünde duruyor. Yazar bilmem kaçıncı yaş gününde eskiden okuduğu ve hayatında yer eden on iki kitabı tekrar okuyup, notlar almaya karar veriyor. Şöyle düşünüyor: Her ay bir kitap okusam ve okuduklarım hakkında notlar alsam, bu arada gittiğim yerleri ve yaşadıklarımı da yazılarıma eklersem…
Nora Ephron filmlerini severim. Üstlerinde içimi ısıtan bir naiflik, yüzümü güldüren espriler, film boyunca hakkında konuşulan bir kitap, vefayla bahsedilen bir film, dozunda romantizm ve bolca yaşama sevinci taşırlar. Ailem gibi hissettiğim oyuncular başrollerde oynar ve bana şunu hissettirirler: Her şeye rağmen yaşamda tutunulacak bir dal mutlaka vardır. Film Mekanları- New York Kafeleri Harry Sally…








