Paris ile ilgili yazmayı düşündüğüm yerler arasında Cafe de Flore ve Shakespeare and Co. isimli kitapçı var ama ben yazacaklarımı yazmadan önce Ernest Hemingway’in ”Paris Bir Şenliktir” (Paris is a Moveable Feast) adlı kitabında Shakespeare and Company ile ilgili yazdıklarını aktarıyorum. O günlerde kitap alacak paramız yoktu. Okuyacağım kitapları 12 rue de l’Odeon’daki, Sylvia Beach’in sahibi olduğu…
Kategori Arşivleri: Avrupa
Porte de Clignancourt’a gitmeye hazır mısınız? Paris’e her gidişimizde yapmadığımız bir şeyi yapmaya çalışıyorum. Metroya atlıyor ve şehrin biraz daha dışına doğru yola düşüyoruz. Paris’teki ikinci sabahımız. Kahvaltıyı otelde etmemeye karar verdik ve bugünkü hedefimiz Paris’in şu pek meşhur bitpazarına gitmek. Serin bir pazar sabahı. Kafamı kaldırıp gökyüzüne bakıyorum. Hayır, güneş ortalıklarda yok. Nankörlük etmeyeceğim…
Paris ile ilgili anlatılabilecek şeyler bence Paris’in sizin için ne anlam taşıdığı ile doğru orantılıdır. İlk kez gidecekler için Paris’te gezilecek yerler, Paris’e daha önceden gidip oraya gönül verenlerle aynı değildir diye düşünüyorum. (Tabii bazı yerler var ki ne kadar giderseniz gidin her gittiğinizde yine görmek istersiniz.) Benim için Montmartre, ki çok sevdiğim kahramanım Amelie’nin…
Gökyüzü apaydınlık… Çok güzel bir gün… Orly’den trenle Pigalle’e geldik. Metro istasyonundan dışarı adımımı atar atmaz Paris karşımda işte! Otelimiz bu sefer Pigalle’de. Evet biraz tehlikeli gibi gözüküyor değil mi? Moulin Rouge ile aynı sırada küçük, şirin bir otel. ”Le Chat Noir”. Otelin hemen yanıbaşında aynı adlı bir bistro var ki yemek yemeden dönülmemesi gerek diye…
Gün daha yavaş kararmaya başladığından beri akşamın geldiğini anlayamıyorum. Gerçi saatler ileri alındığına göre yaz yaklaşmış olmalı değil mi? Ağaçların üzerindeki bahar dalları çoktan güneşe çevirdiler yüzlerini. Kalın kıyafetlerden kurtulacağız az zaman sonra. Arınma ve hafifleme zamanı. Benim de sevdiğim şehre kavuşmama az kaldı. En son kavuşmamız içi kışlıklarla dolu ağır bir bavulla olmuştu. Bu…
Bir şehri güzel ya da anlamlı kılan nedir ki? Bu konuda ne söyleyebilirim ? Cevap herkese göre farklılıklar gösterir, benim için ise birkaç gün için bile olsa yaşadıklarım çok önemlidir. Baharları severim ben. Ağaçların çiçeğe döndüğü zamanlarla, yapraklarını dökme dönümleri beni mutlu eder. Çimenlere uzanmak, gittiğim uzak diyarların göklerine bakmak isterim. Uzun uzun bakarım. İçimden…
Bloga yazı yazmak insanı rahatlatan bir şey olsa gerek çünkü bir dolu işimin arasında yapmaktan çok keyif aldığım bir durum haline geldi. Hatta bayağı bir stres attığımı bile söyleyebilirim. Gerçi uzun zamandır idare etmeye çalıştığım zavallı laptopumun pabucu yakın zamanda dama atılacak ve dayanamayıp yeni bir macbook sahibi olacağım gibi gözüküyor. 🙂 Bloğum hala arama…
1) Gitmeden önce Nedim Gürsel’in Venedik’i ve ünlü ressam aile Bellini’leri anlatan kitabı Resimli Dünya‘yı okuyun. Her ne kadar ben Accademia’yı gezerken Bellini tablolarını barındıran 2.Salon kapalıysa da sizler benden daha şanslı olup, Bellini’lerle tanışabilir ve kitabın kahramanı Sanat Profesörü Kamil Uzman eşliğinde müzeyi gezebilirsiniz. 2) Rialto Köprüsü görülmesi gereken güzel köprülerden. Hemen bitiminde pazar…



