Kategori Arşivleri: Kendime Not

Ocak ayında neler yaptım?

Yeni yıl kararı gibi bir şey bu da, belki uygulayabilirim belki de sadece rezil olmakla kalırım. Her yıl sona erdiğinde kendi kendime diyorum ki, ”Hadi blog için bu sene içinde yaptıklarını toparlayan bir yazı yaz!” Ne yazık ki bu dileğim ve isteğim havada asılı kalıyor. Heyhat, bu kadar dağınık bir kafayla tüm senede geri gidip…

Hayatın içinden notlar…

Cumartesi akşamının rehaveti içindeyim. Hafta sonu da olsa, günün keyfi akşamın bu saatlerinde geliyor benim yanıma. Şimdi böyle keyifle yazıyorum ya, bu yazdıklarım ancak 12 saat sonra düşecek beni izleyenlerin sayfasına. Blogumu güncellediğimden beri böyle bir sıkıntım var. Bu durum da benim keyfimi çokça kaçırıyor. Sanki istediklerimi istediğim an paylaşamıyormuşum gibi hissediyorum. Varsa bu konuyla…

Carlos Ruiz Zafon’la nasıl tanıştım?

Unutulmuş Kitaplar Mezarlığı’na doğru yola çıkan Daniel ve babası olsa gerek kapağı süsleyen bu resim! Sanırım birkaç gün önce elime bir kitap aldım. Okumak üzere kafamın içinde sıraladığım kitap listemin içinde olmayan bir kitaptı kendisi. Amma velakin evde bu kitabı okuyan biri vardı ve yeni bitirdiği kitabı, okumam için gözümün içine sokup sokup duruyordu. Sevgili…

Hâlâ yaşıyorum ve ofisten ara ara bildirmeye çalışıyorum.

Nasıl bir tembellik sardı ki etrafımı ben gezdiğim yerleri yazamaz oldum. Bir de utanmadan yazının peşine ”beni izleyin” yazdım ya, utanıyorum kendimden. Ne çok gezdim üstelik ben bu sene başladığından beri, nerdeyse bana bile uçağa binmekten gına geldi diyeceğim ki, sevgili kocam duyar da bunalıma girer diye korktuğumdan sesimi çıkarmıyorum; zira kendisi şu an Hongkong Havaalanı’nda…

HAFTANIN KİTABI 1

Heyecanıma yenik düşerek kısa bir blog yazısı yazarak buradan ayrılacağım. Okuduğum son kitabın ben de bıraktığı izlenimi hemen aktarmak istiyorum. Patrick Rothfuss kitapçı rafında denk gelip aldığım ve okurken beni büyüleyen yazarlardan biri oldu. Rüzgarın Adı ve Patrick Rothfuss Yeni yılın ilk kitabını takdimimdir. Aslında kitabıma geçmiş senenin son günlerinde başladım. Uzun bir kitap olduğu,…

Şikayetim var! Sunexpress, bir daha mı? Asla!!!!

Evimiz Anadolu yakasında olduğundan, Sabiha Gökçen Havaalanı daha aktif bir şekilde çalışmaya başladığından beri bir yerlere giderken, mümkünse bu havaalanını kullanarak gitmeyi tercih ediyoruz. Evden çıkıp havaalanına gitmek için trafiği düşünmemek durumunda kalmak takdir edersiniz ki İstanbul trafiği göze alındığında gerçek bir lüks; kaldı ki son bir senedir Sabiha Gökçen Havaalanı içindeki canlılıkla hoşumada gidiyor….

Güzel bir haftasonu dileğiyle

Bana ait olan defterleri doldurmak ne güzel. İçine kayda değen, değmeyen her şeyi sığdırmak, yaşadıklarımı, gördüklerimi bir yerlere sıkıştırmak, bazı yazdıklarımın üstünü rengi farklı bir kalemle karalamak, kimi zaman üzülmek, kimi zaman aşka düşmek…. Bir deftere başlarken de mutluluk duyuyorum, son sayfasını doldurup kapağını kapatırken de. Çok uzak olmayan yakın geçmişimi doldurduğum çizgili sayfalarıma geri dönüp…

Bütün kızlar toplandık…

Yarıyıl tatilinin ikinci haftasonunda buralarda olmayacağım yine.Her sene aynı vakitte olmam gereken yerde olacağım.Frankfurt’a yolculuk yine.Sevgilim iş için olmasına rağmen tek başına oralarda sıkılmamam için bana eşlik ediyor.Geçen sene hariç bundan önceki senelerde hem işi hem de dostluklarını paylaştığım arkadaşlarım olurdu yanımda.Soğuk Frankfurt geceleri onlarla renklenirdi.Bütün gün fuar alanında canımızı çıkarana kadar gezer,akşam soğukta zorlukla…