Bilinenin dışında bir de gizli kalmış bir Paris vardır. Gönlünüzü Paris’e vermişseniz eğer, şehir de size başkalarına sunduklarından farklı şeyler sunar. Bildik sokaklarından ara sokaklarına daldıkça, sırra kadem basmış nice hikâyeler birer birer yolunuza çıkmaya başlar. Paris’i farklı kılan da budur bence; şehre yapılan her yeni seyahatte anahtarını sizin çevirdiğiniz kilitli bir kutudan dağılan sürprizler…
Kategori Arşivleri: Fransa
Bugün geçmişte kalmış ve zamansızlıktan yazılamamış bir günü kenarından aralamak istedim. Peşinden hızlı bir Hindistan turu yapmamış olsaydık eminim birkaç gün geçirdiğimiz Paris gezimizi buraya yazmış olurdum. Gitmemizin neredeyse iki senedir peşinden koştuğumuz bir sebebi vardı: Charles Aznavour Konseri. Paris’e gitmek için sebebe ihtiyaç mı var? Elbette var. Ne zaman…
Sanki üzülecek başka bir şeyim kalmamış gibi hâlâ kaçıp giden o sonbahara üzülüp duruyorum. Tüm gelip gitmelerime rağmen şimdiye dek karşıma çıkan en güzel sonbahardı ve ben kıymetini bilemedim. Ne zaman geleceğini bilemeyen bir hastalığa teslim ettim tüm seyahatimi, sarı sonbaharı. Şehir, rüya gibiydi. Daha önce hiç görmediğim naif bir örtü almıştı omuzlarına. Hafiften bir…
İlkokul öğretmenim erkekti. Sertti. O zamanlar belki de bütün öğretmenler öyleydi. Uzun boyluydu. Kara tahtanın hemen yanındaki masada oturur, tahtaya kaldırdığı öğrencilere sorular sorardı. Hatırladığım kadarıyla sinirlendiği öğrencilere tebeşir fırlattığı olmuştu. Çoğunlukla aynı öğrencileri döverdi. …ama inanın sevgiyle anıyorum kendisini. Olmadık yerlerde anısı çıkıyor karşıma. İlkokul hayatım boyunca beraber geçirdiğimiz beş yıldan çok, okula ilk…
Paris’e her gidişimde ilk defa gidiyormuşum gibi hazırlık yapıyorum. Ne zaman Paris özlemim depreşse ve göğsüme hafif bir sızı gibi otursa kitaplığımın önünde buluyorum kendimi. Paris ile ilgili bir şeyler okumaya başlıyorum. Olmadı, Woody Allen’dan ”Paris’te Geceyarısı”. Bazen şehre gidişim yaklaşmış oluyor. O zaman da yeni bir yerler keşfedebilir miyim, bilmediğim bir yerin adını duyup…
Passage Jouffroy, Paris’te en sevdiğim pasajlardan biri. Yıllar önce bu blogta bu pasajları bulmak için ne emekler sarf ettiğimi, ne yollar teptiğimi anlatmıştım. O gün mutlu sonla noktalanmıştı da, ben o zamandan beri her gittiğimde yolumu buralara düşürür olmuştum. Bu sefer otelimiz zaten Opera Bölgesi’nde, Grand Boulevard’a çok yakın. Hal böyle olunca pasajlar dibimde. Rutin…
Paris Ritüellerim… Bu şehri benim yapan alışkanlıklarımdan bahsedeceğim birazcık. Ne de olsa aynı şeyleri yaşamak aidiyet hissi uyandırıyor insanda. Ben de Paris’e ait olmayı seviyorum zaten. Nedir benim Paris ritüellerim? Paris bende hep aynı hisleri bırakıyor. Uçaktan inip, damga işini hallettikten sonra Paris rutinlerimi yaşamaya başlıyorum. Bavulları beklerken Orly’nin kokulu tuvaletine girmek mesela! Evet ya,…
Odadan da, otelden de, şehirden de ayrılıyorum ya size bugünlük kısa atıştırmalık yazımda kaldığımız otelden bahsedeyim. Olur mu? Her seferinde ayrı bir bölge! Koca kişisi ile aldığımız karar budur. Bazı seferler kaldığımız otelleri çok beğensek de, işledikleri cinayetten sonra olay mahalline geri dönen suçluların aksine aynı otele gitmiyoruz bir daha. Paris’e bize anlatacağı bilinmedik bir…








